– bar
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Hava gazı
– Maden kömüründen çıkarılan, yakılarak ışık veya ısı sağlanan gaz
– argo. Boş laf.
– argo. Önemsiz şey.
– Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyled ...
Hava parası
Bir yeri kiralamak ya da satın almak için, o yerde otu ranlara aşıktan verilen para.
...
Havacılık Terimleri Sözlüğü
havalimanı
– Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü.
– Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kurulu ...
havalı direksiyon
– tek. Hidrolik düzen ile kolayca hareket sağlayabilen motorlu taşıt direksiyonu
...
havası alınmış
– vakum
...
havaya atılmış
– uçurulmuş
...
Havsalası almamak (havsalasına sığmamak) (bir şeyi)
Onu, onun olabileceğini aklı bir türlü kabul etmemek; kafası almamak.
...
Hay ağzına sağlık
bk. Ağzına sağlık.
...
Hayal kırıklığı
– Çok istenilen veya umulan bir şeyin gerçekleşmeyişinden duyulan üzüntü
– Düşünülen bir şeyin gerçekleşmemesinden duyulan üzüntü; düş kırıklığı.
– sukutuhayal
– bk. hüsran
...
Hayale kapılmak
Hayallerin etkisinde kalmak.
...
Hayasız
– Utanması olmayan, utanma duygusu olmayan
– Sıkılmayan
...
Hayat adamı
Günün koşutlarına ayak uydurabilen, her işi başarabi len kimse.
...
Hayat arkadaşı
1. Eş, kadın işin koca, erkek işin kadın. -2. Birlikte yaşamaya başlayan kimselerden (kadın ve erkek) her biri.
...
Hayat kadını
Genel kadın, orospu, fahişe.
...
Hayat kavgası (mücadelesi)
Yaşamak için harcanan çabalar.
...
Hayat pahalılığı
Gelir ile gider arasındaki dengenin gelir aleyhine bo zulması; temel gereksinmelerin pahalı olması.
...
hayat sigortası
– Bir kimsenin, yaşlılık çağında kendisine veya mirasçılarına para ödenmesi şartıyla yaptığı sigorta anlaşması, yaşam güvencesi.
– bk. yaşam sigortası
...
hayat-ı cinsiye
cinsel yaşam.
...
hayat-ı diniye
dinsel yaşam.
...
hayat-ı ruz-i merre
gündelik yaşam.
...
Hayata atılmak
Geçimini sağlamak üzere çalışmaya başlamak.
...
Hayatı kaymak
Yaşama düzeni alt üst olmak.
...
Hayatına (yaşamına) son vermek (biri, bir şey)
1. Kendini öldür mek, intihar etmek. -2. Kapatmak, bitirmek.
...