Biri onun yaşamında yer almak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Hayatını borçlu olmak (birine)
1. Biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak. -2. Yaşamını bir kimsenin desteğiyle kazanmış olmak.
...
Hayatını kazanmak
Geçimini sağlamak.
...
Hayatını yaşamak
Yaşamını dilediği gibi geçirmek.
...
Haydi canım sen de
“Haydi oradan, olmaz öyle şey, bu ciddiye alı namaz.” anlamrnda.
...
hayıflanma
– Hayıflanmak işi.
– ahüvah
– feryat, sızlanma
– esef, üzülme
– teessüf
...
hayıflanmak
– Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek
– Kaybedilen bir fırsat için üzülmek
...
hayın
– kötü
...
hayır
iyilik, hayır.
...
Hayır beklememek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar ummamak, onun iyi olacağını sanmamak.
...
Hayır etmemek
1. Yararı olmamak. -2. işe yaramamak.
...
Hayır gelmemek (bir şeyden, birinden)
Onun bir yararı dokunmamak.
...
Hayır görmemek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar sağlayamamak.
...
Hayır işlemek
Yararlı bir davranışta bulunmak.
...
Hayır kalmamak (bir şeyden, birinde)
O şey işe yaramaz, o kimse iş göremez duruma gelmek.
...
Hayır ola (hayrola)
“Ne var, ne oluyor?” anlamında merak bildirir.
...
Hayır sahibi
iyilik yapmayı seven kimse.
...
Hayır yok (bir şeyde) (birinde)
1. “O şey artık işe yaramaz.” -2. “O kimseye güvenmeyin, istediğinizi yapamaz.” anlamında.
...
Hayırdır inşallah
1. “Gördüğün düş iyi bir olayın habercisi olsun.” -2. (şaşkınlık yaratan durumlarda) “O da ne?” anlamında söylenir.
...
hayırhah
– sıfat. İyilik dileyen, iyilik isteyen, iyicil, hayırsever
...
hayırlı işler
– amel, hüsniyyat, hasenat
...
hayırlı, uğurlu
– Mübarek, Kutlu, Meymenetli, Kademli, Tekin
...
hayırşinas
– Yardımsever
...
hayız
bk. hayz.
...
haykırış çığlık
– feryat
...