– Yansımak işi
– Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs
– dil bilgisi. Doğa seslerine benzer seslerle yapılan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, ...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
yansız
– sf. Birinden yana olmayan veya bir düşünceye, bir isteğe katılmayan, onu desteklemeyen, yan tutmayan, tarafsız, bitaraf, nötr
– kim. Turnusol gibi bir ayıraç karşısında, asit ve alkali t ...
Yansız büyüme
– H.G. Johnsonın büyüme ve dış ticaret iliçkisini tam uzmanlaşma varsayımı altında incelediği yaklaşımda, dışalım malları istemiyle dışsatım malları sunumunun, büyüme oranında arttığı, diğer bi ...
yapağı
– İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak
– Kırkılmış koyun yünü.
– yün
– Koyunun bir kerede bütün derisinden kırkılan yapağı.
...
yapı
– Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
– Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
– Yapma, oluşturma, ortaya ko ...
yapı kooperatifi
– Katılımcıların konut gereksinimini karşılamak amacıyla kurulan ortaklık
...
yapı kurma
– inşa
...
yapılan iş edim
– amel
...
yapılanmak
– (nsz) Yapı özelliği kazanmak, oluşmak
...
yapılar topluluğu
– Külliye, ada
...
yapılmış şeyler
– mamulat
...
yapım işleri
– imalat
...
yapımcı
– Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş.
– sinema, televizyon. Bir filmin çevrilişiyle ilgili bütün yönetim işlerini üzerine ala ...
yapımevi
– İmalathane
– sinema. Film yapımı işiyle uğraşmak için kurulmuş ortaklık
– prodüksiyon şirketi, film şirketi, şirket, film kumpanyası, kumpanya, firma, film müessesesi,
– işle ...
yapıncak
– Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen uzun tüylü kebe.
– Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm.
...
Yapısalcılık
– Bilimin her dalında yapıdan yola çıkarak sonuçlara ulaşma yöntemi, strüktüralizm.
– Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu iliçkileri belirlediğini ileri süren dil b ...
yapıştırıcı
– Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne, yapışkan.
– sinema. Filmlerin yapıştırılması işinde kullanılan cihaz.
– yapışkan
– Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetle ...
yapıt
– Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
– Yayın, kitap
...
Yapmacık
içten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahiri, sofistike
...
yapmasını sağlama
– imkan vermek, yaptırmak
...
yaprakları yenen bir bitki
– Tere, Roka, Radika, Labada, Marul, Ispanak
...
yaptırım
– Yaptırma işi
– hukuk. Kanun, ahlak gibi kurumların buyruklarının yerine getirilmesini sağlama, müeyyide
– hukuk. Yasaya, kurala karşı yapılan aykırı davranışlara verilen ceza
...
yapyakın
– zarf. Çok yakın
...
yar-ı baki
– Baki yar, sonsuz, ebedi dost, sonsuz sevgili.
– Daimi ve sürekli dost.
– Ölümsüz dost.
...
Yara Bakımı
– tımar
...