Bütün gücünü toplayarak, olanca gücüyle.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
yaradılış
– Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet, cibilliyet
– Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat
– ...
yaralı kuşa kurşun sıkılmaz
– “birinin düşkünlüğünden yararlanarak ondan öç almak doğru değildir” anlamında kullanılan bir söz
...
yaran-ı safa
– Safa dostları, zevk ve eğlence ile vakit geçiren dostlar
...
Yararcılık
– Ahlaki iş ve davranışlarda yararın ilke edinilmesi.
– fel. Doğruluğu ve gerçekliği tek yanlı olarak yalnızca hareketlerin sonuçları ve başarıları ile değerlendiren öğreti, faydacılık, pr ...
yararlı
Yarar sağlayan, yararı olan, faydalı, nafi, avantajlı
...
Yararlı iyi güzel işler
– hasenat
...
yararsız
– sıfat. Yarar sağlamayan, yararı olmayan, işe yaramayan, yarayışsız, faydasız, nafile, avantajsız.
...
Yarasını deşmek
Acısını tazelemek dertlerini anımsatarak üzülmek
...
yaratan tanrı
– Allah, Yaradan, Rab, İlah
...
yaratılış
– Yaratılma işi.
– din bilgisi. Tanrı tarafından yoktan var edilme işi.
– fıtrat
– cibilliyet
– karakter, seciye
...
yaratım
– Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
...
yardakçı
– Kötü işlerde birine yardım eden kimse
– yardımcı, yüze gülücü
...
yardakçılar
– avaneler
...
yardım
– Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet
– Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri
– Etki
– Bağış, iane
– ...
yardım amacıyla toplanan para
– iane
...
yardım etmek
– kendi gücünü, imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanmak
...
yardım isteme ünlemi
– aman, imdat
...
yardım parası
– iane
...
yardımcı ders
– Esas eğitimi ve dersleri destekler nitelikte alınan veya okunan ders
...
yardımcı doçent
– Üniversitede doktora sonrası öğretim üyeliğinin ilk basamağında olan öğretim üyesi
...
yardımlaşma
– Yardımlaşmak işi
– teavün
...
yardımsal
– yardım amacı ile karşılıksız destekleme
...
yargı
– Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
– huk. Yasalara göre mahkemece bir olay veya ol ...
yargıda bulunma
– karşılaştırma yapmak
– değerlendirme yapmak
– açıklama yapmak
– hüküm vermek
– karar vermek
– Seçenekler arasında doğru akıl yürütmek
...