– dil bilgisi. Zincirleme ad tamlaması.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
zincirleme sıfat tamlaması
– Bir sıfat tamlamasına çoğu kez `-li` bazen de `-siz` veya 3. kişi iyelik eki getirilerek kurulan ikinci bir sıfat tamlaması
...
zindancı
– Zindan bekçisi.
...
ziraatçı
– Tarımcı
...
ziraatçılık
– Tarımcılık
...
zirai sulamacı
– Zirai sulama donanımlarının kontrol, bakım, sulama için hazırlık, basınçlı ve yüzey sulama yötemleriyle sulama yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişi
...
zirve konferansı
– Doruk toplantısının oluşturduğu konferans
...
zirve toplantısı
– Doruk toplantısı
– Devlet katındaki en yetkili kişilerin bir araya gelerek yaptıkları görüşme
...
ziyalı
– sıfat. Işıklı.
...
Ziyanı yok
– özür dileyenlere karşılık olarak bağışlandığını, olayın pek önemli olmadığını bildirmek için söylenen bir söz:
– “önemli değil, önemi yok.” anlamında.
...
zıbarmak
– (nsz) Ölmek, gebermek
– hkr. Uyumak, çok içip sızmak.
– Gebermek; geberip yatmak
– Ölü gibi yatmak
...
zıbartmak
-i Zıbarma işini yaptırmak.
– Çok dövmek, ezmek.
– Öldürmek.
...
zıbın
– İç gömleği
– Kısa ceket.
...
zıdd
zıt, karşıt.
...
zıddiyet
– eskimiş. Karşıtlık
– eskimiş, mecaz. Geçimsizlik, çekemezlik, birbini sevmeme.
...
zıddiyyet
zıtlık, karşıtlık.
...
Zıddına gitmek (bir şey, birinin)
O şey onun sinirini bozmak, onu si nirlendirmek
...
zıh
– Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan
– Marangoz işlerinde ince kenar pervazı.
– Sayfa çevresine çekilen çizgi.
...
zıkkım
– Zehir, ağı.
– mecaz. İçki ve sigara gibi zararlı alışkanlıklar için kullanılan bir söz
– mecaz. Sıkıntı veren kimse veya şey.
– İsteksiz yenilen, istemeden verilen yemek, acı ...
zıkkımın kökü
– ünlem. Kızgınlık anında söylenen bir söz
...
zıkkımlanmak
– (nsz) hkr. Ölçüsüzce yemek
– İçki içmek.
– Yemek yemek (kızgınlıkla söylenir).
– Yemek, doymak (hoşnutsuzluk belirtir).
...
zılal
gölgeler.
...
zılgıt
– Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama
– Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin bazı yerlerinde genellikle düğünlerde eğlenmek amacıyla dili ağız içinde değişik bir biçimde oynatarak ahenkli ...
Zılgıt çekmek (vermek) (birine)
– Azarlamak.
– Gözdağı vermek.
– Paylamak.
– Çıkışmak.
...
zılgıt vermek
– korkutmak, çıkışmak, azarlamak, gözdağı vermek
...