– azar işitmek
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
zıll
gölge.
...
zımba
– Delgeç
– Delgeçle açılan delik
– Farsça. zunbe
...
zımbalanmak
– (nsz) Zımbalama işi yapılmak
...
zımbalı defter
– Kolay koparılabilsin diye yapraklarının dibi zımbalanmış olan defter
...
zımbırtı
– Telli bir çalgıyı acemice çalarak çıkarılan çirkin sesin adı.
– Bu çirkin sesi çıkaran şey.
– argo. Adı hatırlanmayan veya söylenmek istenmeyen ufak ve değersiz bir şeyi anlatmak i ...
zımmi
– İslam devleti tebaasında olan ve haraç veren Hristiyanlar, Yahudiler
– sıfat. Zimmete ilişkin
...
zımn
– İç taraf, iç yüz, iç.
– Açıkça söylenmeyip dolayısıyle anlatılan gizli maksat
...
zımnen
bu arada, dolayısıyla.
...
zımni
– sıfat. Kapalı olarak yapılan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli
...
zımnında
– zarf. Dolayısıyla, için
...
zımpara
– jeoloji. Çok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya.
– Korendon ve demir oksit karışımı.
...
zımpara kağıdı
– Maden, tahta ve daha başka şeylerin yüzünü aşındırıp düzeltmeye ve parlatmaya yarar, üstüne zımpara tozu yapıştırılmış kalınca kâğıt
...
zımpara taşı
– Yüzeylerinden biri üzerinde çalışılan ve düzlemsel yüzeyleri düzeltmede kullanılan taşlama taşı
...
zımpara tozu
– Taş kesme çarklarının üzerine yapıştırılan maden tozu
...
zımparalanma
– Zımparalanmak işi
...
zındık
– sıfat. Tanrı’ya ve ahirete inanmayan (kimse)
...
zıngadak
– zarf. Birdenbire ve sarsıntıyla
...
zıngıl zıngıl
– zarf. Zangır zangır
...
zıngır zıngır
– zarf. Zangır zangır
...
zıpçıktı
– Görgüsüz, fırsatçı kimse
– sf. Türedi
– Hoppa, kendini bilmez
– Türedi
– bk. zıpçıklı
– Çağrılı olmadığı yere gelen
– Zıpır, sivri akıllı
– Kısa, dar ...
zıpır
– sıfat, teklifsiz konuşmada. Şımarık ve delice tavırlı, hareketlerinde ölçüsüz, delişmen, zırtapoz, zirzop:
...
zıpka
– halk ağzında. Karadeniz kıyısı halkının giydiği dar paçalı potur
– Ağı geniş, paçaları dar bir çeşit şalvar.
...
zıpkın
– Büyük balıkları vurup çekmeye yarayan ucu çengelli mızrak.
– Ağaçtan bir sapla ucundaki sivri ve çengelli bir veya daha fazla çatallı demirden oluşan, sapın tutulan ucunda fırlatmaya eng ...
zıplamak
– Bir yere çarpıp yukarı fırlamak
– Sevinçten veya oyun yapmak için bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak
...