– İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak
– İki şey arasında ilişki sağlayan bağ
– Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
bağlantı doku
– Hücreleri ve çeşitli dokuları bir arada tutarak destek ve bağlama görevi yapan hücreler topluluğu.
...
bağlantı yapmak
– ilişki kurmak
– anlaşma, sözleşme yapmak.
...
bağlaşık
– sıfat. Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik.
– sıfat. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim). ...
bağlaşıklık
– Bağlaşık olma durumu.
– münasebet kaidesi
– Aralıklı ölçeğin özelliklerinden biri olan ve aşağıdaki önkanıtın uygulanmasına olanak veren kural: “a, b ve c gerçek sayılarsa, ( ...
bağlaşım
– Eşleme.
– Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi.
– fizik. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi.
– kulpa
– Salıngan yapılar arası ...
Bağlayıcı
– sıfat. Bağlama niteliği olan
– dil bilgisi. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: “Ve” bağlayıcı bir edattır
– Uyulması zorunlu
– kimya. Kuruduğu zaman yüzeyde film ...
bağlayış
– Bağlama işi.
...
Bağlı
– Bir bağ ile tutturulmuş olan
– Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
– Sınırlanmış, sınırlı
– Kapatılmış olan, kapalı
– Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan
R ...
bağlık
– Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer.
– Uçkur yeri
– Taş duvarlara konan ağaç kemer.
...
bağnazlık
– Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.
– taassup
– Bir görüş, kanı ya da tutumun tartışma v ...
bağrı kara
– sıfat, mecaz. Bağrı yanık.
– Bağırtlak kuşu, kılkuyruk.
...
Bağrı yanık
– Çok dert, acı, sıkıntı çekmiş, bağrı kara
– çok dertli, acılı (kimse).
...
bağrı yanık
– sıfat, mecaz. Çok dert, acı, sıkıntı çekmiş, bağrı kara
...
bağrıbütün
– Top çekirdekli bir çeşit kabak, balkabağı.
– Merhametsiz (kimse).
– Acıya, kedere dayanıklı geniş yürekli (kimse).
– Sağlam yapılı (kimse).
...
Bağrına basmak (birini)
– kucaklamak
– biriyle ilgilenerek onu koruyup kayırmak, yetiştirmek
...
Bağrına taş basmak
– sesini çıkarmaksızın her türlü acıya katlanmak
...
bağrış
– Bağırma işi.
...
bağrış çağrış
– Gürültü, şamata
– zf. Gürültüyle, şamata ederek
...
bağrışmak
-le Birlikte veya karşılıklı bağırmak
...
bahadır
– Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse, batur.
...
Bahar başına vurmak (birinin)
1. Havalar iyice ısınmadan ince gi yinmek. -2. Coşkun, taşkın, aşırı davranışlarda bulunmak.
...
baharatçılık
– Baharatçının yaptığı iş, baharcılık.
...
baharcı
– Baharatçı
...
bahçe işleri yapanların giydiği tulum
– salopet
...