– sıfat. İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
bakımlılık
– Bakımlı olma durumu.
...
bakındı
– ünlem, halk ağzında. `Bak hele, olacak şey mi?` anlamlarında şaşma bildiren bir söz.
– Bak şimdi.
...
bakınış
– Bakınma işi
...
bakınmak
-e Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
-e Muayene olmak.
...
bakıntı
– Temel gereksinimleri karşılama
...
bakır
– Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C’ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlard ...
bakır imi
– CU
...
bakır sülfat
– kimya. Göz taşı
...
bakır taşı
– kimya. Malakit
...
bakıreç
– Bakraç, kova, helke
...
bakış
– Bakma işi
...
Bakış açısı
– Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön, görüş açısı, açılım, perspektif
...
Bakış aşısı
Bir olayı, durumu belirli bir aşıdan, yönden inceleme; gö rüş aşısı.
...
bakış tarzı
– Algılama ve değerlendirme biçimi
...
bakış, bakma
– nazar, göz atma
...
bakışmak
-le İki veya daha çok kimse birbirine bakmak
-le Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak
...
bakıvermek
-e Çabucak bakmak
...
bakıyye
geriye kalan, bakiye.
...
baklavaya benzer bir tatlı
– samsa
...
Baklayı Ağzından Çıkarmak
– açık söylemekten kaçındığı bir sorunu sonunda açıklamak
– Gizli tuttuğu şeyleri açıklamak, söyleyemediği şeyleri sabrı tükenince söylemek.
...
baktırmak
-e, -i Bakmasına yol açmak, bakmasını sağlamak
...
bal bal demekle ağız tatlanmaz
– “sözde kalan dilek ve tasarıların iş bitirmede hiçbir etkisi olmaz” anlamında kullanılan bir söz.
...
bal eski dil
– asel
...
bal kabağı
– İçi turuncu, iri ve tatlı bir kabak türü (Cucurbita moschata)
...