(Tür.) Ka. – Batı Anadoluda izmir ilinin ödemiş ilçesinin merkezi, Bozdağ eteklerinde kurulmuştur.
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
BiRGiT
(Tür.) Er. – Birleşik, birleşmiş, birlik almış.
...
BiRGiVi
(Tür.) Er. – Birgivi
...
BiRGüL
(Tür.) Ka. – Bir tane, tek gül. Kıymetli gül.
...
BiRHAN
(Tür.) Er. – Tek yönetici.
...
birikim
– Birikme, bir yerde toplanıp yığılma
– Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim
– Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar.
– ekonomi. ...
birikinti
– Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey
– kümülant, terakümat
– Öğelerinin boyutları ne olursa olsun, karalar üzerindeki eğimsiz yerlerde, çanak biçimli çukurlarda, sığ deniz ve ...
birikmek
– nsz. Toplanıp yığılmak
– Bir araya gelmek, toplanmak
– Birbirine eklenip çoğalmak
...
BiRiM
– Bir kümenin her elemanı
– Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite
– Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit
– Herhangi bir kuru ...
birimci ekonomi
– Birime bağlı ekonomi
...
birimküp
– mat. Hacminin hesaplanmasında kullanılan uzunlukların birimi cm, m. vb. birimlerle ifade edilmemiş cisimlerin hacim ölçüsü
...
birinc
pirinç.
...
birincasıf
– bitki bilimi. Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki.
...
birinci mevki
– Ulaşım araçlarında normal tarifeden daha pahalı olan ve daha iyi hizmet verilen mevki, lüks mevki
...
birinci sınıf
– eğitim bilimi. Öğretim kurumlarında ilk yıl.
– sıfat, mecaz. Kaliteli, mükemmel, kusursuz
...
birinci zabit
– den. Gemilerde kaptandan sonra gelen, en büyük rütbeye sahip olan ikinci kaptan, ikinci kaptan
...
birincil
– sıfat. Sırada, önemde ilk yeri alan.
– sıfat. Asli
– ilk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. Örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime.
̵ ...
birincil enerji
– fiz. Enerjinin herhangi bir değişim veya dönüşüm uygulanmamış biçimi
...
birincil grup
– toplum bilimi. İçten, samimi, yüz yüze ilişkilere dayanan iki veya daha çok insandan meydana gelen topluluk
...
Birincil mallar
– Tarım ve madencilik kesimlerince doğal kaynakların doğrudan doğruya kullanılmasıyla üretilen işlenmemiş ya da yarı işlenmiş mallar.
– İng. primary goods, primary comodities, primitive go ...
Birinin işini görme
– hizmet
...
Birinin Tırnağı (bile) olamamak
Birinden değerce daha aşağı olmak
...
Birisine yapılan duygu sömürüsü
– ajitasyon
...
birişte
kavrulmuş.
...
birkaç
– sıfat. Çok olmayan, az sayıda, az
...