Ona belli zamanlarda belli miktarlarda haraç vermesini zorbalıkla kabul ettirmek.
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
Haram etmek (bir şeyi, birine)
Bir kimseye verilen bir şeyin yararlı olmamasını istemek Haram olmak (bir şey, birine)
...
Hararet basmak (birini)
1. çok susamak. -2. Vücut ateşi yükselmek.
...
Hararet vermek (bir şey, birine)
– Susatmak, susamasına yol açmak.
...
Harcı olmak (bir şey, birinin)
1. Birinin yapabileceği bir iş olmak. -2. Ancak o kimseye özgü bir iş olmak.
...
Harekete getirmek (birini, bir şeyi)
Onu kımıldatmak, canlandırmak.
...
Haritadan silmek (silinmek)
Herhangi bir nedenle ortadan kaldırmak (kaldırılmak).
...
Hasır attı etmek (bir şeyi)
Onu örtbas etmek, unutturmaya çalış mak, işleme koymamak; minder altı etmek.
...
Haşır neşir olmak (biriyle) (bir şeyle)
1. Onunla, onlarla kaynaşmak, sıkı fıkı olmak. -2. Onunla uğraşmak.
...
Hasret gitmek (bir yere, kimseye)
özlemini şektiği bir yeti ya da kimseyi göremeden ölmek.
...
Hasret kalmak (birine, bir şeye)
Onu çok özlemek, ona özlem duy mak.
...
hastalığın semptomlarını ortadan kaldıran tedavi
– Palyatif
...
Hatırına bir şey gelmesin
‘Sözüm, davranışım sana karşı değil, sen alınma.” anlamında.
...
Hatırından çıkarmamak (bir şeyi, birini)
Onu unutmamak.
...
Hatırından şıkamamak (birinin)
Sevilip sayılan bir kimsenin isteğini yapmazlık edememek.
...
hava basıncı birimi
– bar
...
Havada kalmak
1. istenilen sonuca ulaşmamak. -2. Bir düşünce ka nıtlanmadığı için tutarlı olamamak.
...
Havadan sudan konuşmak
Belli bir konudan değil de, günlük gelişi güzel konulardan konuşmak. (Kars. Dereden tepeden konuşmak.)
...
havadar
– sıfat. Havası bol, temiz olan (yer), yeleken, yeleç
...
Havaya savurmak (bir şeyi)
Onu savurganca harcayıp tüketmek.
...
Havsalası almamak (havsalasına sığmamak) (bir şeyi)
Onu, onun olabileceğini aklı bir türlü kabul etmemek; kafası almamak.
...
Hayalinden geçirmek (bir şeyi, birini)
Onu düşünmek.
...
Hayat adamı
Günün koşutlarına ayak uydurabilen, her işi başarabi len kimse.
...
Hayat arkadaşı
1. Eş, kadın işin koca, erkek işin kadın. -2. Birlikte yaşamaya başlayan kimselerden (kadın ve erkek) her biri.
...
Hayat vermek (bir şeye, birine)
Onu canlandırmak, ona canlılık ka zandırmak.
...