1. Onu hesaplamak. -2. Onu kendi kendine tartışıp düşünmek.
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
Hesap sormak (birine, birinden)
Bir kimseyi yaptıklarından dolayı sorguya çekmek.
...
Hesaptan düşmek (bir şeyi, birini)
1. Bir alacağı ya da borcu hesaptan çıkarmak. -2. Bir şeyi, bir kimseyi yok saymak.
...
hevadar
– Hevesli, meyilli (kimse), aşık, tutkun
– Taraftar, kafadar, dost
...
Hevesini almak (bir şeyden)
istediği şeyi elde etmiş olmak.
...
hiçbir işe yaramayan
– artık, atık, boş, gereksiz
– çerik çürük
...
Hint müziğine özgü telli bir çalgı
– Sarangi, Vina
...
Hisse çıkarmak (bir şeyden)
1. Kendisiyle ilgili bir yön bulmak. -2. Pay çıkarmak.
...
Hissi vermek (uyandırmak) (bir şey)
O şey sözü edilen şeye ben zer bir duygu uyandırmak, o izlenimi uyandırmak.
...
Hıncını (birinden) çıkarmak (almak)
öfkesini başkasına kötü davranarak çıkarmaya çalışmak, öcünü (ondan) almak.
...
Hırsını çıkarmak (birinden, bir şeyden)
öfkesini bir başkasına ya da bir başka şeye sataşarak yenmeye çalışmak.
...
Hırvat adası
– Vis
...
Hor bakmak (hor görmek) (bir şeye, birine )
Ona değer vermemek; aşağı görmek.
...
Hor kullanmak (bir şeyi)
Onu hırpalarcaşına kullanmak
...
Hor tutmak (birini)
Bir kimseye karşı kalbini kırarcasına davranmak.
...
Hortumlu bir hayvan
– Tapir, fil
...
Hoş görmek (bir şeyi, birini)
Bir kimsenin kusurunu anlayışla karşı lamak
...
Hoş tutmak (birini)
Ona iyi davranmak, onu kırmaktan, incitmekten kaşınmak
...
Hoşafına gitmek (bir şey)
Onu beğenmek, hoşuna gitmek.
...
Hoşbeş etmek (biriyle)
– Onunla sohbet etmek
...
Höt demek (birine)
Onu korkutmak, ona şatmak (Kars. Gözdağı vermek.)
...
hudadad
1 .Allah verdi. 2.Allah vergisi.
...
Hurdaya çevirmek (bir şeyi)
– Artık onu işe yaramayacak, kullanılamayacak duruma getirmek
...
Huyu suyu (birinin)
Onun mizacı, karakteri.
...
Huzur vermek (birine)
1. Onu rahat bırakmak -2. Onu dinlendir mek
...