– çopurina
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
ışık şiddeti birimi, mum
– kandela
...
japon kökenli bir köpek cinsi
– akita
...
Japonyada bir yanardağ
– Akagi, Asama, Aso, Fuji, Haku, Nishinoshima (Ogasawara), Ontake, Sakurajima, Unzen, Yōtei
...
Japonyada liman kenti
– Ube, Yonago, Fukuoka, Fukuyama, Niihama
...
jüpiterin bir uydusu
– İo, Europa, Ganymede, Callisto
...
kabadayı
– Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse
– sf. mec. Yürekli
– hlk. Bir şeyin en iyisi, başta geleni
– Genç, evlenmemiş ...
Kabahat bulmak (birine) (bir şeye)
1. O kimsede suç, kusur ara mak. -2. Bir şeyde eksik bir yan, kusur aramak.
...
Kabahati (birine) yüklemek
Suçu başkasının üzerine atmak, ona ifti ra etmek
...
kabir
– mezar
...
Kabir azabı (çekmek)
çok sıkıntı (çekmek).
...
Kabir suali
Ayrıntılı, bıktırıcı sorular; ahret suali.
...
kadavra
Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan veya hayvan vücudu
...
Kadınlar hamamına dönmek (bir yer)
Herkes aynı anda konuştuğu için gürültülü bir ortam oluşmak Kadidi çıkmak
...
Kafa tutmak (birine)
– boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek
...
Kafadan atmak
– Uydurup söylemek, yeterince düşünmeden cevap vermek.
– bir konu üzerinde inceleme yapmadan rastgele konuşmak, uydurmak, yalan söylemek
...
Kafadan şatlak (kontak, sakat)
Akılsızca işler yapan, deli.
...
Kafası almamak (bir şeyi)
1. Onu anlayamayacak durumda olmak. -2. Onun olabileceğine inanmamak, -3. Onu anlayamamak, kavrayamamak; havsalası almamak.
...
Kafası bozulmak (bir şeye, birine)
Ona kızmak, öfkelenmek, sinir lenmek.
...
Kafasına koymak (bir şeyi)
– kararını önceden vermiş olmak, önceden şartlanmak, bir şey yapmaya kesin karar vererek zamanını beklemek
...
Kafasından çıkarmak (bir şeyi, birini)
Onu unutmak, ondan vazgeçmek; aklından çıkarmak.
...
Kafasını kaldırmamak (bir şeyden)
Hep o şeyle meşgul olmak; ba şını kaldırmamak.
...
Kafayı takmak (bir şeye)
Hep onu düşünmek, onunla uğraşmak (Kars. Aklı takılmak.)
...
Kafese koymak (birini)
1. Onu aldatıp çıkar sağlamak. -2. Onu hapse sokmak.
...
Kağıda dökmek (bir şeyi)
Onu yazmak, yazıya geçirmek.
...