– uvertür
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
operada söylenen şarkı
– arya
...
Orijinal bir ürünün birebir taklidi
– imitasyon
...
örnek almak (birini, bir şeyi)
1. Bir başkasının iyi ya da kötü olan davranışlarını benimseyip tıpkı onun gibi davranmak. -2. Bir şeyden kendisi için olumlu bir ders çıkarmak.
...
örnek olmak (birine)
Davranış ve sözleriyle başkalarını iyi ya da kö tü yönden etkilemek.
...
ortada
– sf. sp. Sonucu belli olmayan (karşılaşma).
– zf. Topluluk içinde, arasında.
– zf. Görünür yerde, göz önünde
...
Ortada bırakmak (birini)
Onu güç bir durumdayken terk etmek; meydanda bırakmak.
...
Ortada fol yok yumurta yok
“Konu ile ilgili hiçbir belirti yokken varmış gibi bir havaya giriliyor.” anlamında.
...
Ortada kalmak
1. Bir şey söz konusu olduğunda kimse üzerine alma mak. -2. Yatıp kalkacağı, barınacağı yeri olmamak; meydanda kal mak. -3- iki kişinin ya da şeyin arasında kalmak, karar verememek.
...
ortadan kaldırma
– imha
– yok etme
– tekfir
– izale
...
Ortadan kaldırmak (bir şeyi) (birini)
1. Onu saklamak gizlemek. -2. Onu yok etmek öldürmek; meydandan kaktırmak.
...
Ortadan kalkmak
1. Yok olmak, bulunmaz olmak; meydandan kalkmak. -2. öldürülmek.
...
Ortadan kaybolmak
Birdenbire yok olmak, kimseye duyurmadan şı kıp gitmek, nerede olduğu bilinmemek.
...
Ortadan konuşmak (söylemek)
Belli bir kişiyi ya da şeyi hedef al madan, birtakım iddialarda ya da suçlamalarda bulunmak
...
Ortalığı (bir şey) almak
çevreyi (o şey) kaplamak.
...
Ortalığı birbirine katmak
– kargaşa çıkarmak
...
Ortalığı tutmak (bir şey)
0 şey yayılmak herkesçe konuşulmak
...
Ortaya atmak (bir şeyi)
Bir düşünceyi herkesin bilgi ve tartışmasına sunmak; meydana atmak.
...
Ortaya çıkarmak (bir şeyi)
Onun kesinliğini, varlığını kanıtlarıyla göstermek; meydana çıkarmak.
...
Ortaya dökmek (bir şeyi)
1. Ne var ne yok meydana çıkarmak, her kese göstermek. -2. Onu açıklamak, herkesçe bilinir duruma getirmek; meydana dökmek.
...
Ortaya koymak (bir şey) (bir şeyi) (kendini)
1. Olan biten her şeyi göstermek. -2. Onu yapmak, yaratmak -3. Tüm maddi varlığını gözler önüne sermek; meydana koymak.
...
örtbas etmek (bir şeyi)
Duyulmaması istenilen bir durumu başka türlü göstererek kapatmak.
...
osmanlı devletinde karadağ prenslerine verilen unvan
– veladika
...
Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir tür üstlük
– Lata
...
Ot yoldurmak (birine)
Onu çok zor bir işe koşmak, çok uğraştırmak
...