1. Ona yapılan yardımı, elverişsiz ve zamanda kesmek. -2. Birlikte girişilen, yapılan bir işten, o iş henüz bitirilmeden ayrılmak.
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
Yarımada
– Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları suyla çevrili kara parçası.
– Ana kara ile bağlantı kurduğu kıstak yöresi dışında, üç yanından denizle çevrilmiş kara parçası.
– ...
Yasak savmak (biri) (bir şey)
– bir nesne, bir gereksinimi geçici olarak karşılamak, şimdilik işe yaramak
– bir işi hatır için, gönülsüz olarak üstünkörü yapmak
– Verilmesi gereken bir armağanı ucuzundan, kolayın ...
Yatağa bağlamak (hastalık, birini)
Hastalık onu kalkamayacak denli etkilemek
...
Yataklık etmek (birine)
Suçluyu gizlice barındırmak ona yardım et mek
...
Yatıp kalkmak (biriyle)
– gecelerini geçirmek
– cinsel ilişkide bulunmak
...
Yaz boz tahtasına çevirmek (bir şeyi)
– Bir konuda art arda birbirini tutmayan kararlar alınmak
...
Yazık etmek (bir şeye, birine)
– boş yere zarar vermek
...
Yazık olmak (bir şeye, birine)
– Ona zarar verilmek; boşa gitmek. boş yere zarar verilmek
...
Yazıya dökmek (bir şeyi)
Onu yazı ile anlatmak
...
Yazlık bir armut cinsi
– mustabey
...
Yedisinden yetmişine (yediden yetmişe) kadar
Büyük küçük herkes.
...
Yeğ tutmak (bir şeyi, bir şeye)
Onu dizelerinden üstün görmek, ter cih etmek.
...
Yer almak (bir işte)
– Bir topluluğun içinde bulunmak.
– Ayrılan yerde durmak, bulunmak
– Adı bir yerde geçmek.
– Bir işi hazırlayanlar arasında bulunmak
...
Yer bulmak (biri) (birine)
1. Bir kimse belirli bir işe girmek. -2. Bir’ kimseyi belirli bir işe sokmak.
...
Yer vermek (bir şeye) (birine)
– önemli saymak, saygı göstermek
– bir olaya yol açmak, imkan tanımak
– önemli bir görev vermek
– kendi yerini bir başkasına bırakmak
– kullanmak
– söz etmek, değin ...
Yerden göğe kadar
– Pek çok, tamamıyla
...
Yerden yere çalmak (vurmak) (birini, bir şeyi)
1. Onu hoş olma yan sözlerle kötülemek, yermek. -2. Güreşte rakibini çok hırpalamak.
...
Yere göğe koy(a)mamak (birini)
Onu nasıl memnun edeceğini bile memek; ona çok önem vermek.
...
Yere sermek (birini)
1. Onu yenmek. -2. Onu vurup öldürmek.
...
Yeri göğü birbirine katmak
Büyük bir heyecan, korku, telaş yarat mak.
...
yeri soğumadan
– ayrılan bir kimsenin ardından çok zaman geçmeden
...
Yerinde olmak (birinin)
Onun durumunda, konumunda bulunmak.
...
Yerinden etmek (birini)
Onun işini, sahip olduğu yeri yitirmesine ne den olmak.
...
Yerine geçmek (biri) (bir şey)
1. Görevinden ayrılan bir kimsenin yerini doldurmak -2. Bir şey o anda bulunmayan başka bir şeyin yerine kullanılabilmek, onun görevini yapabilmek.
...