– (şaka yollu) çok korkak (kimse)
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
Yüz aklığıyla (yüzünün akıyla) çıkmak (bir işten)
Bir işi kendisinden beklendiği gibi eksiksiz ve başarılı bir biçimde yapıp bitirmek.
...
Yüz bulmak (biri, birinden)
1. Ondan yakın ilgi ve destek görmek. -2. Ondan şımarmasını, yaramazlık yapmasını hoş görecek kadar ilgi ve yakınlık görmek.
...
Yüz çevirmek (birinden)
– Ona karşı gösterdiği yakın ilgi ve desteği kesmek.
...
Yüz vermek (birine)
1. Ona ilgi ve yakınlık göstermek. -2. Ona hoş görülü davranmak, onu şımartmak.
...
Yüze gülmek (biri) (bir şey)
1. Yapmacık olarak güler yüz göster mek. -2. iş aşan, ferahlık veren bir görünüşü olmak.
...
Yüzü tutmamak (bir şey söylemeye)
– haklı da olsa karşısındakini kıracak bir davranışta bulunmaktan çekinmek
– utanmak
...
Yüzüne vurmak (çarpmak) (bir suçu, kabahati)
Kabahatini, kusurunu yüzüne karşı söyleyip ayıplamak, kınamak
...
Yüzünün akıyla çıkmak (bir işten)
Yüz akıyla çıkmak.
...
Yüzüstü bırakmak (birini) (bir şeyi)
– birini yapayalnız, kimsesiz, kötü bir durumda bırakmak
– bir işi zamanında yapmayıp savsaklamak, olduğu gibi bırakmak, ihmal etmek
...
Zahmete sokmak (birini)
– birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek
...
Zam gelmek (bir şeye)
1. Bir malın satış fiyatı artmak. -2. Bir mad denin satış fiyatı artmak
...
zaman birimi
– gök bilimi. Tekrarlanan gök olaylarına dayanılarak seçilen zaman aralığı
...
Zamana bırakmak (bir şeyi)
– Bir şeyin daha iyi olabilmesi için uygun durum ve koşulların oluşmasını beklemek
...
zamane adamı
– Günün adamı
...
zamanı geçmek (bir şeyin)
– o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak.
– mevsimi geçmek
...
Zapturapt altına almak (bir şeyi)
düzeni ve disiplini sağlamak.
...
Zarara sokmak (birini)
– Onun zarar görmesine yol açmak
...
Zararı dokunmak (birine)
Kötü duruma gelmesinde etkisi olmak.
...
zecri tedbir
– istenileni zorla yaptırmak için başvurulan yol.
...
zerre kadar
– bir parça, çok az
– hiç
...
Zihin yormak (bir şeye)
Bir konu üzerinde ayrıntılarına inerek dur mak.
...
Zihni takılmak (bir şeye)
Onu sık sık düşünmek, aklından bir türlü çıkaramamak; aklı takılmak, kafası takılmak.
...
Zihnini dağıtmak (bir şey, biri)
– gerektiği gibi düşünmemek
...
Zimmetine geçirmek (bir şeyi kendi)
– Emanet edilen parayı, malı kendinin saymak, kendine mal etmek.
– bir hesabı birinin borcuna eklemek
...