Onu hapishaneye sokmak. ...
Arama Sonucu – "Bakır oluşn gümüş görmümndeki bir alaşım"
Kökünden faydanalınan bir bitki
– ratanya ...
Kolaşan etmek (bir şeyi)
Neler olup bittiğini anlamak için etrafı do laşmak. ...
Koltuk çıkmak (birine)
Onu desteklemek, ona para yardımında bu lunmak. ...
Komalık etmek (birini)
1. Onu kıpırdayamaz duruma getirinceye ka dar dövmek. -2. Onu çok sinirlendirmek. ...
Komaya sokmak (birini)
Onu ne yapacağını bilemez-duruma getir mek, şaşırtmak. ...
komşu bir ülke
– Rusya, iran, ırak, suriye, bulgaristan, yunanistan, gürcistan, romanya, ukrayna ...
Korku vermek (bir şey, birine)
Onu korkutmak. ...
Kötek atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak. ...
Kötek yemek (birinden)
Dövülmek; dayak yemek. ...
Kötüye kullanmak (bir şeyi)
– yetkisini yasalara aykırı yolda kullanmak
– birinin iyi davranışından istenilmeyen yolda yararlanmak ...
Koz vermek (birine)
Ona elverişli durum sağlamak, başarı olanağı tanımak. ...
kozmetikte kullanılan şifalı bir bitki
– Aloevera ...
Kozunu paylaşmak (biriyle, birbirleriyle)
Aralarındaki anlaşmazlığı güç üstünlüğüne dayanarak sona erdirmek. ...
Kucak açmak (birine)
– Korumak
– sığınacak yer vermek ...
Küçük görmek (birini)
Ona değer vermemek, onu küçümsemek. ...
Küçük gümüş balığı
– afis ...
küçük su birikintisi
– gölcük, azmak, gölet ...
Kukla gibi oynatmak (birini)
1. Ona her istediğini yaptırmak. -2.-Bir, kimseyi istediklerini yapıyor görünüp oyalamak, aldatmak. Kukumav gibi ...
Kulağına koymak (sokmak) (bir şeyi)
Söylenilenleri ileride hatırla yabilmek için çok iyi dinlemek. ...
Kulak asmamak (bir şeye, birine)
Onu dinlememek, ona önem ver memek. (Kars. Aldırış etmemek.) ...
Kulak tutmak (vermek) (bir şeye, birine)
– Merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak ...
Kulp bulmak (bir şeye)
Onun kusurlu bir yanını bulup göstermek. ...
Kulp takmak (bir şeye)
Ona kusur, bahane bulmak. ...
Kumpas kurmak (birine)
Birini tuzağa düşürebilmek için gizli bir çalışma yapmak.
Gizli bir iş, düzen hazırlamak. Hile
...