– Artıkyıl
– senei kebire ...
Arama Sonucu – "Bakır oluşn gümüş görmümndeki bir alaşım"
Sepet havası çalmak (birine)
Onun işine son varmak, onu kovmak ...
şeref vermek (birine) (bir yere)
1. Kendisiyle ovünülmeye hak ka zandırmak. -2. Bir yere özel bir lütuf olarak gelmek, gitmek ...
Sert bir taş türü
– granit, mermer ...
Ses (seda) çıkmamak (birinden, bir şeyden)
Herhangi bir kimse den ya da yerden bir haber ya da tepki gelmemek. ...
ses birimi
– dil bilgisi. Dildeki başka seslerle kurduğu ilişki yönünden belirlenen ayırıcı özelliği bulunan ses ögesi, fonem.
– Belli bir Uzaklıktan duyulabilen en hafif ses.
– Konuşma organın ...
Sesini kesmek (birinin) (biri)
1. Onu artık konuşturmamak. -2. Bir kimse, konuşmasına son vermek, artık konuşamaz olmak. ...
Set çekmek (bir şeye)
Ona engel olmak, önlemek. ...
Silah altına almak (birini)
Onu askerlik görevine başlatmak. ...
Silah çekmek (birine)
öldürmek, yaralamak, korkutmak gibi amaçlarla silahı ona doğru yönelmek. ...
Şilide bir çöl
– atacama ...
Sineye çekmek (bir şeyi)
Bir zararı, kötü davranışı ya da sözü istemeye istemeye kabullenmek ...
Sinir olmak (birine, bir şeye)
Ona sinirlenmek öfkelenmek. ...
sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışma
– Araştırma ...
Sıcak yüz göstermek (birine)
Ona yakınlık, dostluk göstermek. ...
Sıcakölçerde santigratın onda biri
– dizyem ...
Sıkboğaz etmek (birini)
Bir işi yapması için düşünmesine, hazırlık yapmasına fırsat vermemek, onu sıkıştırmak ...
Sıkıntı basmak (birini)
Sıkılmak, bunalmak. (Kars. işi daralmak.) ...
Sırt çevirmek (birine) (bir şeye)
– Bir şeye veya birine önem vermemek
– Bir şeyden veya bir kimseden desteğini, ilgisini kesmek
– Birine darılmak.
– Artık onunla ilgilenmez, ona yardım etmez duruma gelmek; ark ...
Sırtından çıkarmak (bir şeyi birinin)
Bütün giderleri ona (onlara) ödetmek yüklemek. ...
Sırtından geçirmek (birinin)
Bütün giderlerini onun kazancından sağlamak, onu sömürmek ...
Sırtından sımak {birini, bir şeyi)
Onur sorumluluğunu üzerine alma mak ...
Sırtını dayamak (birine)
Para, nüfuz vb. yönlerden güçlü bir kimsenin koruyuculuğuna güvenmek; arkasını dayamak. ...
slavlardan bir halk
– rus, çek, leh, sırp ...
Soluğu (bir yerde) almak
– Herhangi bir kötü ya da iyi durumda hemen oraya gitmek
– bir yere hemen gitmek veya sığınmak ...