Kötü bir işten ya da sıkıcı bir kimseden kurtulmak. ...
Arama Sonucu – "Bakır oluşn gümüş görmümndeki bir alaşım"
Yalancısı olmak (birinin)
Bir yalanı başkasından duyarak söylemiş olmak. ...
Yan bakmak (birine)
Ona kötü amaçlarla bakmak, onun hakkında kötü düşünmek ...
Yan basmak (bir işte)
1. Aldanmak -2. Kaypak davranmak, Oyun bozanlık etmek ...
Yana çıkmak (birinden)
Ona desteklemek; onun tarafından çıkmak, ona arka çıkmak ...
Yangın yerine dönmek (bir yer)
Orası karmakarışık, dağınık bir du ruma gelmek. ...
Yanına bırakmamak (koymamak) (birinin, bir davranışını)
Birinin ters bir davranışına muhakkak cevap vermek, ondan öç almak istemek. ...
Yanıp tutuşmak (biri, bir fay işin)
1. Birini ya da bir şeyi çok sevmek. -2. Bir şayi alda etmek iğin şabalamak, alda edarne de çok üzülmek ...
yaprakları yenen bir bitki
– Tere, Roka, Radika, Labada, Marul, Ispanak ...
Yar etmemek (birini, bir şeyi birine)
O şeyin, onun olmasına izin vermemek. ...
Yar olmamak (bir şey, biri, birine)
O şey onun işine yaramam hayrı dokunmamak ...
Yaraya merhem olmak (bir şey)
O şey zamanla bir gereksinme/karşılamak ...
Yarı yolda bırakmak (birini)
1. Ona yapılan yardımı, elverişsiz ve zamanda kesmek. -2. Birlikte girişilen, yapılan bir işten, o iş henüz bitirilmeden ayrılmak. ...
Yasak savmak (biri) (bir şey)
– bir nesne, bir gereksinimi geçici olarak karşılamak, şimdilik işe yaramak
– bir işi hatır için, gönülsüz olarak üstünkörü yapmak
– Verilmesi gereken bir armağanı ucuzundan, kolayın ...
Yatağa bağlamak (hastalık, birini)
Hastalık onu kalkamayacak denli etkilemek ...
Yataklık etmek (birine)
Suçluyu gizlice barındırmak ona yardım et mek ...
Yatıp kalkmak (biriyle)
– gecelerini geçirmek
– cinsel ilişkide bulunmak ...
Yaz boz tahtasına çevirmek (bir şeyi)
– Bir konuda art arda birbirini tutmayan kararlar alınmak ...
Yazık etmek (bir şeye, birine)
– boş yere zarar vermek ...
Yazık olmak (bir şeye, birine)
– Ona zarar verilmek; boşa gitmek. boş yere zarar verilmek ...
Yazıya dökmek (bir şeyi)
Onu yazı ile anlatmak ...
Yazlık bir armut cinsi
– mustabey ...
Yeğ tutmak (bir şeyi, bir şeye)
Onu dizelerinden üstün görmek, ter cih etmek. ...
Yer almak (bir işte)
– Bir topluluğun içinde bulunmak.
– Ayrılan yerde durmak, bulunmak
– Adı bir yerde geçmek.
– Bir işi hazırlayanlar arasında bulunmak
...
Yer bulmak (biri) (birine)
1. Bir kimse belirli bir işe girmek. -2. Bir’ kimseyi belirli bir işe sokmak. ...