– hemzemin
...
Arama Sonucu – "Beli açık olan "
baht açıklığı
– ikbal
– Arzu, istek
...
Bahtı açık
– işleri yolunda giden; talihi açık, talihli, şansı açık, kısmeti açık.
...
Başı dik (dimdik, alnı açık)
Onurlu; onurlu biçimde.
...
beden gelişimi tamamlanmış olan kahil
– erişkin
...
beli
evet.
...
beli bükük
– sıfat. Beli bükülmüş
– sıfat, mecaz. Güçsüz, zavallı
...
Beli bükülmek
Yaşlılık nedeniyle bir iş yapamaz duruma gelmek. Beli gelmek
...
beliğ
– sıfat. Belagati olan, yerinde, güzel ve etkili söz söyleyen, belagatli
– Anlaşılır
– Etkili, güzel ve yerinde söylenmiş (söz)
– Yeter derecede, yeterli
...
BELiK
– ince saç örgüsü. Saç. Saç örgüsünün omuzlardan sırta uzanan bölümü
– işaret, iz, nişan
– çok, fazla
– Tepe, doruk
– Bölük, parça, kısım, Askeri birlik
...
belika
Güzel söyleme , yazma
...
BELiN
(Tür.) Ka. – Gözlerini açıp baka kalmış şaşkın.
...
Belini doğrultmak
işlerini düzene koymak (Kars. (işi) yoluna koy mak.)
...
Belini kırmak
1. Fena halde dövmek. -2. Hırpalamak, bir şey yapamaz duruma getirmek. -3. Bir işin en güç kısmını yapıp bitirmek, kolaylaştırmak
...
belirgi
– Bulgu, araz, semptom
...
belirgin
– sf. Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih, belli, belirli
– zf. Açık bir biçimde
...
belirlenimci
– sf. fel. Belirlenimcilik yanlısı olan, gerekirci, determinist
...
Belirlenimcilik
– Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm
– (Lat. determinare = sınırlama, belirleme) : I. (Doğa bilimlerinde) Ev ...
belirlenmezci
– sf. fel. Belirlenmezcilik yanlısı olan, yad gerekirci, indeterminist
...
Belirli belirsiz
çok az belli olan, zorlukla seşilebilen. Belli başlı
...
belirlilik katsayısı
– Değişkenler arasındaki bağıntıyı ölçmek üzere bir serpilmedeki açıklanmış sapmanın toplam sapmaya oranı olarak bulunan ve bağımlı değişkende bağımsız değişkence açıklanabilen değişkenliği O ...
belirme
– Belirmek işi
...
belirmek
– (nsz) Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek
– Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek
– İyice görünür ve anlaşılır bir durum alm ...
belirteç
– db. Zarf.
– kim. Ayıraç.
– (Derleme.. katmaç) Bir eylemin, bir sıfatın ya da bir başka belirtecin anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen sözcük
...
belirten
– dil bilgisi. Tamlayan.
– determinant
...