Hastalıkla ilgili bir bulguya rastlanmamak. ...
Arama Sonucu – "Bembeyaz temiz parlak"
temiz kağıdı
– Bir otomobilin fabrika çıkış belgesi ...
temiz kalpli
– sıfat. Olaylara iyimser ve olumlu yönden bakan
– İçinde iyi duygular taşıyan ...
temiz kan
– biyoloji. Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak vücudun her yanına giden kan ...
temiz raporu
– Bir kimsenin herhangi bir hastalığı olmadığını gösteren rapor
– Bir şeyin bozuk olmadığını gösteren rapor ...
TEMiZALP
(Tür.) Er. 1. iyi ahlaklı kimse. 2. Temiz yapılı ve yiğit. ...
TEMiZCAN
(Tür.) Er. – içi temiz olan kimse. ...
Temize çekmek (bir yazıyı)
Bir yazının karalamasını (müsveddesini) düzgün bir biçimde temiz olarak yeniden yazmak. ...
Temize çıkarmak (çıkartmak) (birini, kendini)
Onu, kendini bir suçlamadan kurtarmak; onun, kendinin suçsuzluğunu kanıtlamak. ...
Temize çıkmak
Suçsuz olduğu kesin olarak anlaçılmak; aklanmak. ...
Temize havale etmek (bir şeyi) (birini)
1. Sürüncemede kalan bir işi bitirivermek, kısa yoldan çözümlemek. -2, Mevcut yiyeceği bitirmek. -3. Onu öldürmek. ...
TEMiZEL
(Tür.) Er. – Dürüst kimse. ...
TEMiZER
(Tür.) Er. – Dürüst kimse. ...
TEMiZHAN
(Tür.) Er. – iyi vasıflı lider. ...
TEMiZKAL
(Tür.) Er. – Her zaman doğru ve dürüst kal. ...
TEMiZKAN
(Tür.) Er. – Temiz soydan gelen. ...
temizlenme
– Temizlenmek işi ...
temizlenmek
– nsz. Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak
– Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek
– Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek
– Ortadan kaldırılmak, öldürülmek
– Kumard ...
temizlik
– Temiz olma durumu, arılık (I), saffet, nezafet
– Temiz durma veya tutma durumu
– Temizleme işi
– Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme ...
TEMiZöZ
(Tür.) Er. – özü temiz, dürüst olan. ...
TEMiZSAN
(Tür.) Er. – Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse. ...
TEMiZSOY
(Tür.) Er. – Temiz ve dürüst soydan gelen. ...
tertemiz
– sıfat. Çok temiz, her yanı temiz, arı sili, pirüpak
– Kötülük düşünmeyen, günahsız, lekesiz, suçsuz ...
Toparlak hesap
bk. Yuvarlak hesap. ...
Toparlak sayı (rakam)
bk Yuvarlak sayı. ...