– devedikeni
– eğir
– gimi
– iğnelik
– kavalak
– labada
– nakıl
– ofris
– ravent
– rezede
– tekesakalı
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
oturaklı
– sf. Sağlam, gösterişli
– Yerinde sağlam duran.
– Doğal yapısına, amacına uygun.
– Yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz).
– mec. Saygı uyandıran, ağırbaşlı (kimse ...
oturum
– Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse
– Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen böl ...
Oturup kalkmak (biriyle)
Onunla birlikte hareket etmek davranışları nı onunkine benzetmek
...
Oy birliği
Bölün oyların aynı doğrultuda elması durumu.
...
Oyun etmek (oynamak, yapmak) (birine)
Onu kurnazca yöntemlerle aldatmak, tuzağa düşürmek. (Kars. iş etmek.)
...
Oyuna getirmek (birini)
Onu aldatmak, tuzağa düşürmek.
...
Oyuncağı olmak (birinin)
irade zayıflığı yüzünden birinin buyruğuna,
...
Oyuncak etmek (birini)
Birini kendi isteği, çıkan uğrunda kullanmak.
...
Oyununu bozmak (birinin)
Onun hilesini boşa çıkarmak, önlemek.
...
öZBiR
(Tür.) Er. – Soy, temel, asıl birliği.
...
pabirehne
yalınayak.
...
Pakistan para birimi
– Pakistan Rupisi
...
palmiye türü – bir tür palmiye
– latanya, areka, feniks
...
Pamuklu bir kumaş
– dimi, kaliko
...
Panturanist
– sf. Turancı
– Fr. pantouraniste
...
Panturanizm
– Turancılık.
– Fr. pantouranisme
...
Pantürkist
– sf. Türkçü
– Fr. panturkiste
...
Pantürkizm
– Türkçülük.
– Fr. panturkisme
...
para birimi
– Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü
...
Para sızdırmak (koparmak) (birinden}
Ondan şeşitli yollara başvu rarak para almak.
...
Paravana (paravan) yapmak (birini, bir kurumu)
Bir kimsenin ya da bir kurumun adından, yetkisinden, gücünden kendisini arka plan da tutarak yararlanmak.
...
Parmağı olmak (bir işte)
Başkalarının zararına olacak ya da rahatını kaçıracak işlerde gizlice katkısı olmak.
...
Parmağına dolamak (bir şeyi, kimseyi)
Onu gerekli gereksiz her yerde, olur olmaz bir kişiye söylemek, tartışmak, eleştirmek
...
Parmağında oynatmak (birini)
Ona istediği her işi yaptırmak.
...