Orayı kullanılamayacak ölçüde tahrip etmek.
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Yerle bir olmak
Yok olmak
...
yerle gök bir olsa
– “sonu ne olursa olsun” anlamında kullanılan bir söz
...
Yeşil ışık yakmak (bir şeye, birine)
Ona, bir işin yapılmasına izin vermek
...
Yiyim yeri yapmak (etmek) (birini, bir yeri)
Bir kimseden ya da yer den sürekli olarak haksız kazanç sağlamak
...
Yiyip bitirmek (birini)
1. Bir kimseyi sürekli tedirgin etmek -2. Yıkı mına neden olmak -3. Bir kimseden sürekli olarak para sızdırmak
...
yığın kültürü
– toplum bilimi. Toplumsal yapı ayrılıkları gözetilmeksizin televizyon, radyo, sinema, basın vb. kitle iletişim araçlarıyla yaygınlaştırılan kültür
...
yoğuşturmak
-i Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek.
...
yoğuşturucu
– kimya. Damıtma işlemi sırasında içinden su akımı geçirildiğinde oluşan buharın, soğutulmasıyla yeniden sıvı hâle dönüştürülmesini sağlayan camdan yapılmış araç.
– kondansör
– Buhar ...
Yol göstermek (birine)
Ona herhangi bir konuda neler yapması, na sıl yapması gerektiği konusunda akıl vermek; örnek olmak, kılavuz luk etmek.
...
Yola getirmek (birini)
Davranışlarını düzeltmesini, uslanmasını sağlamak (Kars. Başa çıkmak.)
...
Yolu düşmek (bir yere)
O yer yolu üzerinde bulunmak, oraya uğra mak.
...
Yön vermek (birine, bir şeye)
Ona yeni bir biçim ve düzen vermek; istikamet vermek
...
Yörüngesine oturmak
Bir iş istenilen yönde gelişmek, yoluna gir mek; rayına oturmak.
...
Yörüngesine oturtmak (bir işi)
– yapma uydu uzayda istenilen yörüngede hareket etmek
– mec. bir iş yoluna girmek.
...
Yük olmak (birine)
1. Bir kimseyi, başka birinin masrafını ödemek durumunda bırakmak. -2. Güç bir işi başkasına yaptırıp onu sıkıntıya sokmak.
...
Yukarıdan aşağı süzmek (birini)
Bir kimsenin her yanına dikkatlice bakmak
...
Yukarıdan bakmak (birine)
bk Tepeden bakmak.
...
yüklem birliği
– dil bilgisi. Yüklem grubu
...
Yüksekten bakmak (birine)
bk. Tepeden bakmak.
...
Yuları birinin elinde olmak
O kimsenin her şekilde denetiminde, bo yunduruğunda olmak, ona bağımlı olmak
...
Yüreği dayanmamak (bir şeye)
Herhangi bir acıklı durum karşısın da büyük bir act duymak; işi dayanmamak.
...
Yüreği götürmemek (kaldırmamak)
üzücü bir duruma katlanama-mak; işi götürmemek.
...
Yürek Selanik (birinde)
– (şaka yollu) çok korkak (kimse)
...
Yüz aklığıyla (yüzünün akıyla) çıkmak (bir işten)
Bir işi kendisinden beklendiği gibi eksiksiz ve başarılı bir biçimde yapıp bitirmek.
...