Herhangi bir şeyden memnunluk
...
Arama Sonucu – "Bir tür zamk"
Yüzünün akıyla çıkmak (bir işten)
Yüz akıyla çıkmak.
...
Yüzüstü bırakmak (birini) (bir şeyi)
– birini yapayalnız, kimsesiz, kötü bir durumda bırakmak
– bir işi zamanında yapmayıp savsaklamak, olduğu gibi bırakmak, ihmal etmek
...
zabtürabt
disiplin.
...
Zahmete sokmak (birini)
– birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek
...
Zam gelmek (bir şeye)
1. Bir malın satış fiyatı artmak. -2. Bir mad denin satış fiyatı artmak
...
zaman birimi
– gök bilimi. Tekrarlanan gök olaylarına dayanılarak seçilen zaman aralığı
...
Zamana bırakmak (bir şeyi)
– Bir şeyin daha iyi olabilmesi için uygun durum ve koşulların oluşmasını beklemek
...
zamanı geçmek (bir şeyin)
– o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak.
– mevsimi geçmek
...
Zamk
– Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde. Bu maddenin yapıştırıcı olara ...
zamk akasyası
– bitki bilimi. Zamk ağacı
...
zamk hastalığı
– bitki bilimi. Ağacın veya bitkinin bol miktarda zamk salgılaması sonucu ortaya çıkan hastalık
...
zamkinos
– Zımbırtı
– Dost, metres
– Kaçma
...
zamklı kağıt
– bir tarafı yapıştırılmak amacıyla zamklanmış kağıt
...
Zapturapt – Zabturabt – zabt u rabt
– Disiplin
– Sıkı düzen
– Bir hayvanı yakalama, ele geçirme veya tutma.
– ing. bail-up
...
Zapturapt altına almak (bir şeyi)
düzeni ve disiplini sağlamak.
...
Zarara sokmak (birini)
– Onun zarar görmesine yol açmak
...
Zararı dokunmak (birine)
Kötü duruma gelmesinde etkisi olmak.
...
zatürre
– tıp. Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar.
– Pnömoni
– akciğer yangısı
...
zatürrie
zatürriye, akciğer iltihabı.
...
zecri tedbir
– istenileni zorla yaptırmak için başvurulan yol.
...
Zihin yormak (bir şeye)
Bir konu üzerinde ayrıntılarına inerek dur mak.
...
Zihni takılmak (bir şeye)
Onu sık sık düşünmek, aklından bir türlü çıkaramamak; aklı takılmak, kafası takılmak.
...
Zihnini dağıtmak (bir şey, biri)
– gerektiği gibi düşünmemek
...
Zimmetine geçirmek (bir şeyi kendi)
– Emanet edilen parayı, malı kendinin saymak, kendine mal etmek.
– bir hesabı birinin borcuna eklemek
...