Onun hilesini boşa çıkarmak, önlemek.
...
Arama Sonucu – "Bir dans türü "
öZBiR
(Tür.) Er. – Soy, temel, asıl birliği.
...
pabirehne
yalınayak.
...
Pakistan para birimi
– Pakistan Rupisi
...
palmiye türü – bir tür palmiye
– latanya, areka, feniks
...
Pamuklu bir kumaş
– dimi, kaliko
...
para birimi
– Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü
...
Para sızdırmak (koparmak) (birinden}
Ondan şeşitli yollara başvu rarak para almak.
...
Paravana (paravan) yapmak (birini, bir kurumu)
Bir kimsenin ya da bir kurumun adından, yetkisinden, gücünden kendisini arka plan da tutarak yararlanmak.
...
Parmağı olmak (bir işte)
Başkalarının zararına olacak ya da rahatını kaçıracak işlerde gizlice katkısı olmak.
...
Parmağına dolamak (bir şeyi, kimseyi)
Onu gerekli gereksiz her yerde, olur olmaz bir kişiye söylemek, tartışmak, eleştirmek
...
Parmağında oynatmak (birini)
Ona istediği her işi yaptırmak.
...
Parmak basmak (bir şeye)
1. Belli bir konuya temas etmek, dikkati çekmek. -2. Bir konunun ya da olayın üzerinde durmak. -3. Parmağının ucuna mürekkep sürüp imza yerine geçmek üzere kağıt üzerine basmak.
...
Pas geçmek (bir şeyi) (birini)
– bazı iskambil oyunlarında o ele katılmamak
– “geçiniz” demek
– vazgeçmek, caymak, aldırış etmemek
...
patlıcangillerden bir bitki
– adamotu
– biber
– ban otu
– domates
– güveyfeneri
– güzelavrat otu
– it üzümü
– kırmızıbiber
– patates
– patlıcan
– petunya
– ...
Pay biçmek (birinden, bir şeyden)
– durumu bir kişi veya bir şeyin durumu ile karşılaştırıp yargıya varmak
...
Pervane olmak (birine)
– birinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek
– Onun yanından hiç ayrılmamak, onun her istediğini yapmaya hazır olmak.
...
Peşinden sürüklemek (birini, birilerini)
Birinin ya da birçoklarının arkasından gelmesini sağlamak
...
Peşine takmak (birini)
Onu beraberinde götürmek.
...
Peşkeş çekmek (birini, bir şeyini)
– başkasının malını birine bağışlamak
– verilmemesi gereken bir şeyi uygunsuz bir amaçla veya yersiz olarak birine vermek
...
Pestile çevirmek (birini)
Onu çok yormak, güçsüz düşürmek.
...
Piç etmek (bir işi)
O işi çıkmaza sokmak, onun tadını kaçırmak.
...
Pislik götürmek (bir yeri)
O yerin her yanı çok pis olmak.
...
Piyango vurmak (birine)
1. Piyangoda ikramiye kazanmak. -2. Beklenmedik bir yerden büyük bir kazanç elde etmek. -3. Pek hoşlanmadığı bir işi onun yapması kesinleşmek.
...
Posta etmek (birini)
1 .Görevliyi başka bir resmi işyerinde çalışma ya zorunlu kılmak. -2. Gönülsüz de olsa bir kimseyi başka birine tes lim edip bir yere göndermek.
...