Onu korkutmak (Kars. Gözdağı ver mek, kafa tutmak.)
...
Arama Sonucu – "Bir dans türü "
Postu sermek (bir yere)
Kısa bir süre işin gittiği yerde daha uzun süre oturup kalmak. (Kars. Abayı sermek.)
...
providansiyalist
– sf. fel. Kayracı
– Fr. providentialiste
...
providansiyalizm
– fel. Kayracılık.
– Fr. providentialisme
...
Rafa kaldırmak (koymak) (bir şayi)
Bir işle artık uğraşmaz olmak, bir kenara itmek
...
Rahat yüzü göstermemek (birine)
Onu süreli olarak rahatsız etmek.
...
Rahmet okutmak (biri ötekine)
Bu, öncekinden daha kötü şakmak, öncekini aratmak.
...
Rast gelmek (birine) (bir şeye)
1. O kimseyle karşılaşmak. -2. O şey düşünülmediği halde kendisini bulmak. -3. Bir iş isteğine uygun olmak. -4. Atılan şey hedefini bulmak.
...
Rast getirmek (bir şeyi)
1. O şeyin rast gelmesini sağlamak. -2. O zamanı kollamak. -3. Aranmakta olan şeyi ya da kimseyi umulmadık bir yer ve zamanda bulmak -4. Uygun getirmek, başarılı kılmak.
...
Rayına koymak (oturtmak) (birisi)
1. işleri belli bir düzene sok mak -2, işlerin yolunda, tıkırında gitna/e bağlamasını sağlamak; yö rüngesine oturtmak.
...
rendelenerek kullanılan sert bir peynir türü
– Parmesan
...
Renk katmak (vermek) (bir şeye)
Onu renklendirmek, onun tekdüzeliğini ortadan kaldırmak, ona neşeli ve canlı bir özellik kazandırmak.
...
renksiz bir gaz
– metan, siyanojen, metil amin, metan, karbondioksit
...
Reva görmek (bir davranışı birine)
bir davranışı, bir olayı bir kimse için uygun görmek
...
rezidans
– Yüksek devlet görevlileri, elçiler vb.nin oturmalarına ayrılan konut
– Saray konut
– Fransızca. résidence
...
romanya para birimi
– ley
...
rublenin yüzde biri
– kapik
...
sabir
sabırlı.
...
sabir fikir
– ruh b. Saplantı.
– sabit fikri
...
SABiRE
(Ar.) Ka. – (bkz. Sabır).
...
şafak atmak (birinde)
Birden, içinde bulunduğu durumun güçlügünü kavrayıp korkmak
...
Sağlam kazığa bağlamak (bir şeyi)
O konuda her türlü önlemi al mak
...
Sağlama almak (bir şeyi)
– O konuda gereken önlemleri alarak rahat olmak.
...
Sahip çıkmak (birine, bir şeye)
– Onu korumak, onunla yakından ilgilenmek, onu koruyup gözetmek.
– O şeyin kendisinin olduğunu ileri sürmek.
...
Sahip olmak (birine) (bir şeye)
1. Onunla cinsel iliçkide bulunmak. -2. Onun başkalarına zarar vermesini engellemek.
...