Her yer, her taraf. ...
Arama Sonucu – "Bir peynir türü"
Dört elle sarılmak (yapışmak) (bir şeye) (birine)
1. O şeyi iyice benimseyerek ve özenle yapmak için ele almak. -2. Destek ya da yardım umulan kimseyle sıkı bağlar kurmak. ...
Doyum olmamak (bir şeye)
O şeyden hiçbir şekilde bıkmamak, tadına doyulmamak. ...
Duman almak (bir yeri) (bir şeyden)
1. Orayı sis bürümek, sis kaplamak. -2. Sigaradan ya da sigara gibi sarılmış uyuşturucudan içine çekmek. ...
Duman etmek (birini, bir şeyi)
– argo dağıtmak, bozmak, yok etmek
– yenmek, başarı sağlamak ...
Dümdüz etmek (bir şeyi, yeri)
Onu yıkmak, kırıp dökmek, ezmek, yerle bir etmek. ...
Dümen suyunda gitmek (birinin)
– Birine bağımlı olmak, her şeyde ona uyarak davranmak
– Bir kimseye her yönden bağımlı olmak, onun izinden yürümek. ...
Dün bir bugün iki
“Daha çok. fazla zaman geçmiş değil.” anlamında bir şeyin erken olduğunu anlatır. ...
dünden bir önceki gün
– ötegün
– evvelsi, evvelki ...
Dünya bir araya gelse
“Tüm insanlar birlikte davranarak karşı olsa, engel olmaya çalışanlar çıksa bile, vız gelir.” anlamında. ...
dünya bir araya gelse
– “dünyadaki bütün insanlar engel olmaya kalksa bile” anlamında kullanılan bir söz
– “dünyadaki bütün insanlar bir araya toplansa bile” anlamında kullanılan bir söz ...
Dünya zindan olmak (birine)
Umutlarını yitirmek, iyice karamsar olmak. ...
Dünyanın kaç bucak (köşe) olduğunu göstermek (birine)
Onu yaptığına pişman etmek, ona hak ettiği cezayı vermek. ...
Dünyanın öbür (bir) ucu
çok uzak yer. ...
Dünyayı haram etmek (birine)
Ona hayatı yaşanılmaz duruma getirmek. ...
Dürbünün tersiyle bakmak (bir şeye)
Söz konusu şeyi çok küçümsemek, olduğundan daha az değerli, önemli görmek. ...
Düşüncesini açmak (birine)
– görüşünü bildirmek ...
Düşüp kalkmak (biriyle)
– erkek kadınla veya kadın erkekle yasa ve töre dışı yakın iliçki kurmak
– biriyle çok yakın arkadaşlık etmek ...
Düttürü Leyla
çok dar ve kısa giyinmiş kadın işin söylenir. ...
Düzene koymak (sokmak) (bir şeyi)
1. Yolunda gitmesini sağlamak, uygun biçimde çalışır duruma getirmek. -2. Dağınıklıktan kurtarıp derli toplu duruma getirmek. ...
eğlenceli bir tür sahne eseri
– operet ...
eğlendirici oyunlardan her biri
– numara ...
ekabir
– Büyükler, devlet büyükleri, ileri gelenler
– alay Kendini beğenmiş kimse ...
Ekmeğinden etmek (birini)
Onu işinden çıkarmak, atmak. ...
Ekmeğinden olmak (biri)
Geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak. ...