0 şey yayılmak herkesçe konuşulmak ...
Arama Sonucu – "Bir peynir türü"
Ortaya atmak (bir şeyi)
Bir düşünceyi herkesin bilgi ve tartışmasına sunmak; meydana atmak. ...
Ortaya çıkarmak (bir şeyi)
Onun kesinliğini, varlığını kanıtlarıyla göstermek; meydana çıkarmak. ...
Ortaya dökmek (bir şeyi)
1. Ne var ne yok meydana çıkarmak, her kese göstermek. -2. Onu açıklamak, herkesçe bilinir duruma getirmek; meydana dökmek. ...
Ortaya koymak (bir şey) (bir şeyi) (kendini)
1. Olan biten her şeyi göstermek. -2. Onu yapmak, yaratmak -3. Tüm maddi varlığını gözler önüne sermek; meydana koymak. ...
örtbas etmek (bir şeyi)
Duyulmaması istenilen bir durumu başka türlü göstererek kapatmak. ...
Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir tür üstlük
– Lata ...
Ot yoldurmak (birine)
Onu çok zor bir işe koşmak, çok uğraştırmak ...
otsu bir bitki
– devedikeni
– eğir
– gimi
– iğnelik
– kavalak
– labada
– nakıl
– ofris
– ravent
– rezede
– tekesakalı ...
oturum
– Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse
– Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen böl ...
Oturup kalkmak (biriyle)
Onunla birlikte hareket etmek davranışları nı onunkine benzetmek ...
Oy birliği
Bölün oyların aynı doğrultuda elması durumu. ...
Oyun etmek (oynamak, yapmak) (birine)
Onu kurnazca yöntemlerle aldatmak, tuzağa düşürmek. (Kars. iş etmek.) ...
Oyuna getirmek (birini)
Onu aldatmak, tuzağa düşürmek. ...
Oyuncağı olmak (birinin)
irade zayıflığı yüzünden birinin buyruğuna, ...
Oyuncak etmek (birini)
Birini kendi isteği, çıkan uğrunda kullanmak. ...
Oyununu bozmak (birinin)
Onun hilesini boşa çıkarmak, önlemek. ...
öZBiR
(Tür.) Er. – Soy, temel, asıl birliği. ...
pabirehne
yalınayak. ...
Pakistan para birimi
– Pakistan Rupisi ...
palmiye türü – bir tür palmiye
– latanya, areka, feniks ...
Pamuklu bir kumaş
– dimi, kaliko ...
para birimi
– Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü ...
Para sızdırmak (koparmak) (birinden}
Ondan şeşitli yollara başvu rarak para almak. ...
Paravana (paravan) yapmak (birini, bir kurumu)
Bir kimsenin ya da bir kurumun adından, yetkisinden, gücünden kendisini arka plan da tutarak yararlanmak. ...