(Ar.) Ka. – (bkz. Kebir).
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Kedi ciğere bakar gibi bakmak (bir şeye)
Canının çektiği bir şeye iştahla bakmak.
...
Kefalgillerden bir balık
– kobar
...
Kem gözle bakmak (birine)
1. Kötü niyetle bakmak, -2. Nazar değ di ren bir bakışla bakmak.
...
Kemik atmak (birinin önüne)
Oyalamak, susturmak amacıyla ona küçük bir şey vermek.
...
Kendi halinde (haline) bırakmak (bir şeyi, birini)
1. üzerinde çalışmamak -2. Onunla ilgilenmemek, ona karışmamak.
...
Kendine mal etmek (bir şeyi)
Onu benimsemek, kendinin saymak.
...
Kendini alamamak (bir şeyden)
Bir işi yapmadan edememek.
...
Kendini atmak (bir yere)
Hemen oraya gitmek
...
Kendini bir şey sanmak
– kendini olduğundan çok değerli görmek
...
kendini bir yerde bulmak
– farkında olmadan bir yere ulaşmış olmak
...
Kendini fasulye gibi bir nimetten saymak
Kendini önemli biriymiş gibi görmek.
...
Kendini kaptırmak (bir şeye)
1. Birşeyin etkisinden kendini kurtara-mamak. -2. Giriştiği bir işe bütünüyle kendini vermek.
...
Kendini vermek (vurmak) (bir şeye)
1. Uğraştığı bir işe bütünüyle bağlanmak. -2. Bir şeyi yapmayı alışkanlık haline getirmek
...
Keseli bir hayvan
– Tazmanya Canavarı, Kuala, Kanguru
...
Keseli bir kuş
– Pelikan
...
keskin kokulu bir gaz
– amonyak
...
Keyfini çıkarmak (bir şeyin)
Bir şeyden, bir şeyi yapmaktan çok zevk almak; ondan zevk alarak yararlanmak
...
Keyif vermek (bir şey birine)
1. Ona neşe vermek -2. Onu sarhoş etmek
...
kibir
– Ar. kibr
– Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik, gurur
– Kömür tozu.
...
Kilit vurmak (bir şeye)
1. Giriş şıkışı önlemek için bir yeri kilitlemek. -2. Bir yerin çalışmasına son vermek.
...
Kimin arabasına binerse, onun türküsünü çağırmak (düdüğünü öttürmek)
Kimden çıkar sağlıyorsa, onun beğeneceği işler yapmak.
...
Kin beslemek (bağlamak) (birine)
– birine karşı öç alma duygusunu sürdürmek
...
Kin tutmak (birine)
Ona karşı düşmanca duygular beslemek.
...
Kir götürmek
1. Kirini belli etmeyecek renkte dmak. -2. Bir şey çok kirli olmak.
...