Bir kimseye ya da yere sürekli olarak kurşun sıkmak.
...
Arama Sonucu – "Bir tür zamk"
Kuşsütüyle beslenmek (birini)
Onu her türlü yiyecekle, özenle bes lemek.
...
kutür
– moda. Kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise
...
kuvertür
– Örtü
– Güvence
– Bankaların müşterileri lehine verdikleri verdikleri mektupların karşılığı olarak yatırılan para.
...
Kuveyt’in para birimi
– Kuveyt Dinarı
...
Kuvvet almak (bir şeyden, birinden)
– herhangi bir yardımla gücü artmak, kuvvetlenmek
...
Kuvvet bulamamak (bir şeye)
– cesaret edememek
– göze alamamak.
...
kuyumculukta kullanılan altın sarısı bir taş
– Helyodor
...
labirent
– Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
– İçinden çıkılması güç veya imkansız durum, sorun
...
Laf atmak (birine)
1. Bir erkek tanımadığı bir kadına uygunsuz ya da hoşa gidici sözler söylemek. -2. Ona sözle sataşmak. -3. çene çalmak, söyleşmek.
...
Laf düşmemek (birine)
1. Başkalarının yanında kendisinin söz söy lemesi yakışık atmamak. -2. Konuşma sırası kendine gelmemek; söz düşmemek.
...
Lafa boğmak (birim)
Onun konuşmasına, tek bir sözcük bile söyle mesine fırsat vermemek.
...
Lafa tutmak (birini)
Konuşmayı uzatıp onu işinden alıkoymak.
...
Lakap takmak (birine)
Bir kimseye ya da aileye kendi adının dışın da herhangi bir özelliğine uygun bir ad vermek.
...
Lanet okumak (birine)
Bir kimsenin, Tanrfnın merhametinden yok sun kalmasını, Tann’nın gazabına uğramasını dilemek.
...
layered machine architecture
katmanlı makine mimarisi
...
Leke sürmek (birine)
Ona suç yüklemek, onu lekelemek. (Kars. çamur atmak, kara çalmak.)
...
leksik birimi
– Sözlük birimi
...
Literatür
– Edebiyat
– Kaynak
...
Literatür yazın
– edebiyat
...
liturya
– din bilgisi. Kudas
...
Lök gibi oturmak
Bütün ağırlığıyla bulunduğu yeri kaplarcasına otur mak.
...
maabir
– Geçilecek yerler, geçitler, köprüler
...
Madara etmek (birini)
Yalanını, yanlışını ortaya çıkarıp onu kötü duruma düşürmek, mahcup etmek.
...
Madik atmak (etmek, oynamak) (birine)
– argo, dolap çevirmek, hile yapmak
...