– Çiftçilikte, tohum atılması sakıncalı görülen birkaç gün.
– Yerinen.
– Aşeren (gebe kadın).
– Acınan, yakınan.
– Hüzünlü, tasalı, kaygılı.
...
Arama Sonucu – "Bir yer yaygısı"
YERHUM
(Ar.) Er. – Erkek kartal.
...
Yeri gelmek
Sırası gelmek, zamanı uygun olmak.
...
Yeri göğü birbirine katmak
Büyük bir heyecan, korku, telaş yarat mak.
...
Yeri olmak
1. Uygun olmak -2. Sırası, zamanruygun olmak.
...
Yeri öpmek
(Alay yollu) Yere düşmek.
...
yeri soğumadan
– ayrılan bir kimsenin ardından çok zaman geçmeden
...
Yeri yurdu belirsiz
– Nerede yatıp kalktığı, nerede dolaştığı belli olma yan, serseri (kimse).
...
yerilmek
– Yerme işine konu olmak, kötülenmek.
– Küçümsenmek, gözden düşmek
...
Yerin dibine geçmek
Herhangi bir olumsuz durumdan ötürü çok utanmak, kimseye görünmek istememek
...
yerin kulağı var
– gizli konuşulan bir şeyin umulmadık bir yoldan başkalarınca duyulabileceğini anlatan bir söz
...
Yerinde duramamak
– sürekli kıpırdamak
– içi içine sığmamak
...
yerinde inceleme
– keşif
...
Yerinde olmak (birinin)
Onun durumunda, konumunda bulunmak.
...
Yerinde saymak
Bulunduğu konumda herhangi bir gelişme, aşama gösterememek.
...
yerinde vuruş
– Yerinde yapılan başlama vuruşu
...
Yerinde yeller esmek
Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak.
...
yerindelik
– Yerinde olma durumu, isabet
– Kamulaştırılan bir yer üzerinde, kamu çıkarının özel çıkara oranla yüksek olması
...
Yerinden etmek (birini)
Onun işini, sahip olduğu yeri yitirmesine ne den olmak.
...
Yerinden olmak
işini, sahip olduğu yeri yitirmek.
...
yerinden yönetim
– toplum bilimi. Merkezî yönetimin bazı hak ve yetkilerinin yerel yönetimlerce kullanılması, ademimerkeziyet
...
yerinden yönetimci
– sıfat, toplum bilimi. Yerinden yönetim yanlısı olan, ademimerkeziyetçi
...
Yerine geçmek (biri) (bir şey)
1. Görevinden ayrılan bir kimsenin yerini doldurmak -2. Bir şey o anda bulunmayan başka bir şeyin yerine kullanılabilmek, onun görevini yapabilmek.
...
Yerine gelmek
1. Daha önceki durumuna kavuşmak. -2. Gerçekleştirilmek, yapılmak.
...
Yerine getirmek (bir şeyi)
Onu yapmak, gerçekleştirmek.
...