Onu yitirmek, ondan mahrum kalmak. ...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Ele geçirmek (birini, bir şeyi)
1. Onu yakalamak. -2. Onu elde etmek, edinmek, ona sahip olmak. ...
Ele vermek (birini)
1. Suçlu bir kişiyi güvenlik kuvvetlerine haber verip yakalatmak. -2. Aynı suçu işlemiş bir kişinin suç arkadaşlarını, kendisi yakalanınca baskı ya da çözülme sonucu güvenlik kuvvetlerine yakalatmak ...
elektrik sığa birimi
– farad ...
Elinden almak (bir şeyi, birisi)
Birini sahip olduğu bir şeyden, bir kimseden yoksun kılmak. ...
Elinden tutmak (birinin)
1. Ona yardım etmek. -2. ilerlemesine yardıma olmak, kayırmak. ...
Eline bakmak (birinin)
Bir kimsenin yardımıyla geçinebilir durumda otmak. ...
Eline düşmek (bir şey birinin) (biri birinin)
1. O şey (yer vb) onun egemenliği, buyruğu altına girmek. -2. Ona yakalanmak. -3. Kendisine hıncı bulunan bir kimseye muhtaç duruma gelmek. – ...
Eline geçmek (bir şey) (birisi)
1. Kazanmak, elde etmek. -2. Bulmak. -3. Yakalamak. ...
Eline kalmak (birinin)
Kendisine yardım edecek ya da bakacak on dan başka kimsesi kait ak. ...
Elini ayağını çekmek (biri, bir yerden)
Oraya uğramaz olmak, artık oraya gitmemek. ...
Elini ayağını kesmek (birinin, bir yerden)
Onun oraya uğramasını engellemek. ...
Elini kolunu bağlamak (bir şey, birinin)
O şey onu hiçbir iş yapamayacak duruma getirmek. ...
Elini sürmek (bir şeye, birine)
1. bk. elini sürmemek. -2. Birine her hangi bir kötülük yapmak; dövmek, tecavüz etmek. ...
Elini uzatmak (birine)
Ona yardım etmek, destek olmak. ...
Eliyle koymuş gibi (bulmak) (bir şeyi, birini)
Aradığını hemen, kolayca (bulmak). ...
Emek vermek (bir şeye) (birine)
1. Bir şeyin meydana gelmesi için özen göstererek çok çalışmak. -2. Bir kimsenin yetişmesi işin büyük çaba harcamak. ...
Emniyet etmek (birine)
Ona güvenmek, emanet etmek. ...
Emniyet vermek (birine)
Ona güven duygusu vermek. ...
Engel çıkarmak (birine)
Bir işin yapılmasını zorlaştırmak. ...
ermenistan para birimi
– Ermenistan Dramı ...
Es geçmek (bir şeyi, birini)
üzerinde durmamak, aldırış etmemek, boş vermek, önemsememek. ...
Eşek sudan gelinceye kadar dövmek (birini)
Onu uzun bir süre iyice dövmek. ...
Et ele vermek (biriyle)
Onunla işbirliği yapmak, güçlerini birleştirmek. ...
Eyvallah demek (bir şeye) (birine)
– Hoş görerek kabul etmek veya edilmek
– Hoşça kalın, sağlıcakla kalın demek. ...