çok yiyenlere takılmak, onlan yer mek amacıyla söylenir.
...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Allak bullak etmek (bir şeyi) (birini)
1. Onu karıştırmak, bozmak, darmadağınık etmek. -2. Onu sağlıklı düşünemeyecek duruma getirmek.
...
Alt üst etmek (bir şeyi) (birini)
– alt yüzünü üst yüzüne getirmek
– çok karışık duruma getirmek, düzenini bozmak
– yıkmak, harap etmek
– huzursuz etmek, rahatsızlık vermek
...
Altı okka etmek (birini)
– Birini kollarından ve bacaklarından tutup yukarı kaldırarak sallamak veya götürmek.
– Bir kimseyi kollarından ve bacaklarından tutup yukarı kaldırmak, aşağı indirmek.
– Ona büyük d ...
Aman vermemek (birine, bir şeye)
1. Onu rahat bırakmamak, -2. Ona acımamak, merhamet etmemek.
...
Amiyane tabiriyle
Halkın deyişiyle, halk ağzıyla, kaba bir söyleyişle.
...
analık etmek (birine)
– analık görevini yapmak
– ana gibi yakınlık göstermek
...
Anasından doğduğuna pişman etmek (birini)
Eziyet ederek onu canından bezdirmek.
...
Anlayış göstermek (birine)
1. Onun yaptıklarını hoşgörüşle karşıla mak. -2. Ona istenen kolaylığı göstermek.
...
Ant vermek (birine)
“Allah aşkına”, “çocuklarının başı için” gibi söz lerle birisini bir şey yapmaya ya da yapmamaya mecbur etmek; ye min vermek.
...
Araya koymak (birin)
Bir için çözümü işin sözü geçen birinin aracılık yapmasını sağlamak.
...
Arayıp sormak (birini)
1. Bir kimse ile ilgili bilgi toplamak, haber sormak. -2. Bir kimseyi ziyaret etmek, onunla ilgilendiğini göstermek.
...
Ardına düşmek (birinin, bir şeyin)
1. Herhangi bir amaçla onun ar kasından gitmek, peşini hiç bırakmamak. -2. ,Bir işi sonuçlandırmak için sürekli uğraşmak.
...
Arka bulmak (birinden)
Bir iş işin onun desteğini sağlamak.
...
Arka çevirmek (birine)
– Ona eski yakınlığını göstermemek; sırt çevirmek.
...
Arka çıkmak (birine)
Bir kimsenin koruyuculuğunu üstlenmek, haklarını savunmak.
...
Arkadan vurmak (birini)
Güvenilen bir kimse, beklenmedik bir anda kötülük etmek; ihanet etmek.
...
Arkasını (birine, bir şeye) vermek
Bir kimsenin koruyuculuğundan güç almak ona dayanmak yaslanmak.
...
Arkasını çevirmek (birine, bir şeye)
– Onunla ilgilenmez olmak, ona önem vermemek
...
Arkasını dayamak (birine, bir şeye)
Güçlü bir kimsenin koruyuculuğunda olmak; sırtını dayamak.
...
Asabına dokunmak (asabını bozmak) (biri, bir şey)
– sinirine dokunmak
– O kimse, şey sinirlenmesine yol açmak.
...
Aşağı görmek (saymak) (birini, bir şeyi)
Onu beğenmemek, küçümsemek.
...
Aşağı kalmamak (birinden)
özellikleri ya da davranışları yönünden benzerlerinden geri kalmamak; aynı nitelikte, durumda olmak. (Karş. Geri. durmamak.)
...
Aşığa almak (birini)
Onu tam yetki ve sorumlulukla yaptığı, görevden
...
Aşığını bulmak (birinin)
1. Bir hesaplamada eksiğini ortaya koy mak. -2. Birini alt etmek için, bilinmeyen, gizli kalmış bir kusurunu, hatasını öğrenmek.
...