öfkesini bir başkasına ya da bir başka şeye sataşarak yenmeye çalışmak. ...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Hor bakmak (hor görmek) (bir şeye, birine )
Ona değer vermemek; aşağı görmek. ...
Hor tutmak (birini)
Bir kimseye karşı kalbini kırarcasına davranmak. ...
Hoş görmek (bir şeyi, birini)
Bir kimsenin kusurunu anlayışla karşı lamak ...
Hoş tutmak (birini)
Ona iyi davranmak, onu kırmaktan, incitmekten kaşınmak ...
Hoşbeş etmek (biriyle)
– Onunla sohbet etmek ...
Höt demek (birine)
Onu korkutmak, ona şatmak (Kars. Gözdağı vermek.) ...
Huyu suyu (birinin)
Onun mizacı, karakteri. ...
Huzur vermek (birine)
1. Onu rahat bırakmak -2. Onu dinlendir mek ...
ibret olmak (bir şey birine)
– ders olmak ...
icabına bakmak (bir şeyin, birinin)
– gereğini yerine getirmek
– bir kimseyi yok etmek, ortadan kaldırmak ...
içini aşmak (birine)
– derdini anlatmak, içini dökmek ...
içli dışlı olmak (biriyle)
– karşılıklı olarak candan ve içten davranmak, teklifsiz görüşmek ...
ifadesini almak (birinin)
1. Onu sorguya çekmek. -2. Onu dövmek, hırpalamak. -3. Onu yenmek, ona üstün gelmek. ...
ifrit etmek (birini)
Onu çok öfkelendirmek, kızdırmak (Kars. çileden çıkarmak.) ...
ifrit olmak (kesilmek) (birine, bir şeye)
Ona çok kızmak, öfkelenmek. (Kars. çileden çıkmak.) ...
iftira atmak (etmek) (birine)
On asılsız ve kasıtlı bir suç yüklemek (Kars. Kara çalmak.) ...
ihtimam göstermek (birine, bir şeye)
– özen göstermek, dikkatle davranmak ...
ihtiyaç duymak (hissetmek) (bir şeye, birine)
– bir kimseyi veya bir şeyi gerekli saymak ...
iki paralık etmek (birin)
Söz ya da davranışlarıyla bir kimsenin de ğerini, itibarını düşürmek ...
iki rahmetten biri
(çok ağır hastalar işin) “Ya sağlığına kavuşsun, ya da ölüp kurtulsun’ anlamında söylenir. ...
iki seksen uzatmak (birini)
Onu sert bir vuruşla yere sermek ...
ilgi beslemek (bir şeye, birine)
– Ona karşı içinde merak duymak; alaka beslemek. ...
ilgi duymak (bir şeye, birine)
– bir işe, bir olaya, bir kimseye önem vermek, yakınlık duymak ...
illallah demek (bir şeyden, birinden)
Ondan iyice bıkmak, ona kat lanamaz duruma gelmek. ...