– kandela ...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Kabahat bulmak (birine) (bir şeye)
1. O kimsede suç, kusur ara mak. -2. Bir şeyde eksik bir yan, kusur aramak. ...
Kabahati (birine) yüklemek
Suçu başkasının üzerine atmak, ona ifti ra etmek ...
Kafa tutmak (birine)
– boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek ...
Kafası bozulmak (bir şeye, birine)
Ona kızmak, öfkelenmek, sinir lenmek. ...
Kafasından çıkarmak (bir şeyi, birini)
Onu unutmak, ondan vazgeçmek; aklından çıkarmak. ...
Kafese koymak (birini)
1. Onu aldatıp çıkar sağlamak. -2. Onu hapse sokmak. ...
Kalayı basmak (birine)
Ona küfür etmek, sövmek. ...
Kalbini (birine) açmak
– yüreğini açmak
– Duygu ve düşüncelerini ona söylemek. ...
Kamış atmak (bir şeye), (birine)
1. Olumlu yönde gelişen bir işi bozmak. -2. Onu kandırmak, aldatmak. ...
Kan kusturmak (birine)
Ona çok eziyet şektirmek. ...
Kan tutmak (birini)
1. Kanı görünce bayılmak. -2. (Adam öldüren işin) Donup kaldığı için kaçamamak, çok geçirmek. ...
Kanadı altına almak (birini)
Onu korumak, himaye etmek ...
Kanat germek (birine)
– koruması altına almak, himaye etmek ...
Kancayı takmak (atmak) (birine)
Ona musallat olmak, onun kötülüğüne çalışmak. ...
Kanı ısınmak (birine)
Ona yakınlık duymak. ...
Kanı kaynamak (birine)
– çabucak sevgi duymak ...
kanı kaynamak (birinin)
– coşkun ve kıpırdak olmak ...
Kanlı bıçaklı olmak (biriyle)
– aralarında herhangi bir nedenden dolayı birbirini öldürecek kadar düşmanlık bulunmak. ...
Kapana sıkıştırmak (birini)
1. Onu zor durumda bırakmak. -2. Onu hile yoluyla yakalamak. ...
Kapı dışarı etmek (birini)
– kovmak, dışarı atmak ...
Kapının önüne koymak (birini)
Onu kovmak (Kars. Yol vermek.) ...
Kapıya dayanmak (bir şey) (biri)
1. Gelip çatmak, zamanı gelmek. -2. Bir şey elde etmek için zorlamak, gözünü korkutmak. ...
Kapıyı göstermek (birine)
Onun gitmesini istemek, onu kovmak. ...
Kara çalmak (sürmek) (birine)
– birine iftira etmek, kara sürmek ...