Kavga sonucu karakola gitmek zorunda kalmak. ...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Karambole getirmek (birini) (bir şeyi)
1. Karışıklıktan yararlanarak onu aldatmak. -2. Bir işi çabuk yaparak göz boyamak. ...
Karga tulumba etmek (birini)
– birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup kaldırmak ...
Karılık etmek (birine) (biri)
1. Evli bir kadın kocasına karşı görevlerini yapmak. -2. Erkek dönekçe davranmak, hile yapmak. ...
Karşı çıkmak (bir şeye) (birine)
1. Ona itiraz etmek, cephe almak. -2. Onu karşılamaya gitmek. ...
Karşı durmak (bir şeye, birine)
Ona direnmek, boyun eğmemek. Karşı gelmek (birine) ...
Karşılık vermek (birine, bir şeye)
1. Ona karşı gelmek, baş kaldırmak. -2. Ona yanıt vermek, cevap vermek. ...
Kasvet basmak (çökmek) (birini)
Bunalmak, sıkılmak (Kars. işi da ralmak.) ...
Kasvet vermek (bir şey birine)
– sıkıntı vermek ...
Kavgaya tutuşmak (biriyle)
Onunla kavga etmeye başlamak. ...
Kayıtsız kalmak (bir şeye, birine)
Ona önem vermemek, onu umur samak, onunla ilgilenme gereği duymamak; lakayıt kalmak. ...
kazan (biri) kepçe (bir yer)
– “bir yeri etraflıca (dolaşmak, aramak)” anlamında kullanılan bir söz ...
Kazık atmak (birine)
Onu aldatmak, kandırmak; madik atmak. ...
Kem gözle bakmak (birine)
1. Kötü niyetle bakmak, -2. Nazar değ di ren bir bakışla bakmak. ...
Kemik atmak (birinin önüne)
Oyalamak, susturmak amacıyla ona küçük bir şey vermek. ...
Kendi halinde (haline) bırakmak (bir şeyi, birini)
1. üzerinde çalışmamak -2. Onunla ilgilenmemek, ona karışmamak. ...
Keyif vermek (bir şey birine)
1. Ona neşe vermek -2. Onu sarhoş etmek ...
Kin beslemek (bağlamak) (birine)
– birine karşı öç alma duygusunu sürdürmek ...
Kin tutmak (birine)
Ona karşı düşmanca duygular beslemek. ...
Kılşık atmak (birine)
Bir kimsenin işini bozucu davranışta bulunmak ya da söz söylemek ...
Kırmızı dipli mumla davet etmek (birini)
Gelmesi için çok yalvarmak. ...
Kıskıvrak yakalamak (bağlamak) (birini)
Kolay kolay kurtulamayacak biçimde sımsıkı tutmak (bağlamak). ...
Kısmet (kısmeti) çıkmak (birine)
(Kız, kadın işin) Evlenmek amacıy la istenmek. ...
Kıtır kıtır kesmek (doğramak) (birini)
Onu acımadan öldürmek. ...
Kızağa çekmek (birini)
Onu etkin görevinden alıp edilgin bir göreve vermek. ...