Onu hapishaneye sokmak. ...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Koltuk çıkmak (birine)
Onu desteklemek, ona para yardımında bu lunmak. ...
Komalık etmek (birini)
1. Onu kıpırdayamaz duruma getirinceye ka dar dövmek. -2. Onu çok sinirlendirmek. ...
Komaya sokmak (birini)
Onu ne yapacağını bilemez-duruma getir mek, şaşırtmak. ...
Korku vermek (bir şey, birine)
Onu korkutmak. ...
Kötek atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak. ...
Kötek yemek (birinden)
Dövülmek; dayak yemek. ...
Koz vermek (birine)
Ona elverişli durum sağlamak, başarı olanağı tanımak. ...
Kozunu paylaşmak (biriyle, birbirleriyle)
Aralarındaki anlaşmazlığı güç üstünlüğüne dayanarak sona erdirmek. ...
Kucak açmak (birine)
– Korumak
– sığınacak yer vermek ...
Küçük görmek (birini)
Ona değer vermemek, onu küçümsemek. ...
küçük su birikintisi
– gölcük, azmak, gölet ...
Kukla gibi oynatmak (birini)
1. Ona her istediğini yaptırmak. -2.-Bir, kimseyi istediklerini yapıyor görünüp oyalamak, aldatmak. Kukumav gibi ...
Kulak asmamak (bir şeye, birine)
Onu dinlememek, ona önem ver memek. (Kars. Aldırış etmemek.) ...
Kulak tutmak (vermek) (bir şeye, birine)
– Merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak ...
Kumpas kurmak (birine)
Birini tuzağa düşürebilmek için gizli bir çalışma yapmak.
Gizli bir iş, düzen hazırlamak. Hile
...
Kur yapmak (birine)
Ona ilgi göstererek, iltifat ederek ilgi ve sevgisini kazanmaya çalışmak. ...
Kurban etmek (birini, bir şeyi)
– Kendi çıkarı, yararı için bir şeyi ya da kimseyi harcamak.
– kendi çıkarı için birini veya bir şeyi feda etmek
– kurban kesmek ...
Kurşun yağmuruna tutmak (birini, bir yeri)
Bir kimseye ya da yere sürekli olarak kurşun sıkmak. ...
Kuşsütüyle beslenmek (birini)
Onu her türlü yiyecekle, özenle bes lemek. ...
Kuveyt’in para birimi
– Kuveyt Dinarı ...
Kuvvet almak (bir şeyden, birinden)
– herhangi bir yardımla gücü artmak, kuvvetlenmek ...
Laf atmak (birine)
1. Bir erkek tanımadığı bir kadına uygunsuz ya da hoşa gidici sözler söylemek. -2. Ona sözle sataşmak. -3. çene çalmak, söyleşmek. ...
Laf düşmemek (birine)
1. Başkalarının yanında kendisinin söz söy lemesi yakışık atmamak. -2. Konuşma sırası kendine gelmemek; söz düşmemek. ...
Lafa boğmak (birim)
Onun konuşmasına, tek bir sözcük bile söyle mesine fırsat vermemek. ...