TR-Sözlük

(Eşanlam / Açıklama)

Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"

çırakman

– Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. – Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş. – Çırakma – Şamdan ...

çıramoz

– Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara ...

çırasını yakmak

– Cezasını vermek. Kötülük eden birine hınç ve kızgınlıkla büyük zarar vermek. – Olumsuz iliçkisi ya da kötü davranışı yüzünden biri’ni büyük bir zarar uğratmak. ...

çıray

– Beniz, yüz. – Yüz çizgileri, yüz güzelliği. – İnsan resmi. – Fr. Physionomie, physiognomie, phy-siognomania ...

cırboğa

– hayvan bilimi. Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius). – mecaz. Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk ...

çırçıl

– Gemilere fıçı, varil vb. yükü yükleme, boşaltma sırasında kullanılan iki tarafı kancalı sapan ...

cırcır

– hlk. Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık – Ağustos böceği – Fermuar. – Döven. – Geveze. – Suyu az akan çeşme. – İshal, sürgü ...

çırçır

– Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet – halk ağzında. Küçük pınar. – Cırcır böceği ...

cırdaval

– halk ağzında. Meşe dalından yapılan ucu demirli, uzun cirit değneği. ...

çırılçıplak

– sf. Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. – mec. Bitki örtüsü bulunmayan – zf. mec. Çok açık bir biçimd ...

cırlak

– halk ağzında. Cırcır böceği. – sıfat, halk ağzında. Hoşa gitmeyen, göze batan (renk). ...

cırlamak

– halk ağzında. İnce ve usandırıcı ses çıkarmak ...

cırlayık

– hayvan bilimi. Örümcek kuşugillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, güzel öten bir kuş (Lanius). – halk ağzında. Ağustos böceği ...

cırnak

– hlk. Yırtıcı hayvan tırnağı. – Toprak altında kalan bitki kökleri. – Tırnak, pençe. – Çoban çantası denilen ot. – Hindiba. – Dolma kalem. – Kalem ucu. ̵ ...

cırnık

– Set duvarlarında su akacak delik. – Dar yol, patika. – Karatavuktan biraz büyük, benekli bir kuş. – İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı. ...

çırnık

– den. Küçük boyda kayık. – Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. – Bir çeşit tahterevalli. – Serçeye benzer bir çeşit kuş.  ...

çırpı

– Dal, budak kırpıntısı – Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi. – Çok zayıf – Huy, gidiş, tavır, kılık. – 2-2,5 m. en, 3-3, ...

Çırpıcı

– Çırpma işini yapan kimse veya şey. – Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. – teknik. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, ...


Bu site kaynak olarak "TDK Büyük Türkçe Sözlüğü" kullanmaktadır. Ancak Türk Dil Kurumunun resmi sitesi DEĞİLDİR!.
Eş Anlamlısı, halk dilinde, halk ağzı, ne denir, eski dilde, mecazen, bulmacada ..
TR-Sözlük © 2020