Bir iş işin elverişli zaman ve durumu kollamak.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
Fırsat vermek (tanımak) (bir şeye, birine)
Bir işi gerçekleştirmek için uygun durum hazırlamak; zaman vermek.
...
Fırsatçılık
– Fırsatçı olma durumu.
– Güç durumlarda, davranışlarını ahlak kuralları veya düzenli bir düşünceden çok, çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan tutum, oportünizm.
...
Fırsatı ganimet bilmek
önüne çıkan fırsatlardan hemen yararlan mak.
...
Fırsatı kaçırmak
Yarar sağlayacağı uygun durum ve zamanı değerlendirememek.
...
Fırsatını düşürmek
Uygun, kolay bir yol bulmak.
...
Fırtına
– Rüzgar çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgar
– Bu rüzgarın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma
R ...
fırtınalı havada yağan dolu
– Osm. bered
...
fısfıs
– Koku, ilaç vb. sıvıları püskürtmek için kullanılan araç
...
Fısıltı gazetesi
Toplumu ilgilendiren bir olayın dedikodu biçiminde kulaktan kulağa yayılması.
...
fısır
– basma
...
fışır
– Eski
...
fısır fısır
– zf. Fısır sesi çıkararak
– Gizli olarak, alçak bir sesle
...
fışır fışır
– zf. Fışır sesi çıkararak
...
fışırdamak
– (nsz) Fışır fışır ses çıkartmak.
– Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.
– Kızmak, sinirlenmek, hiddetlenmek
– Su akarken ses çıkarmak.
– Köpürmek, köpürürken ses çıkma ...
fısk
1 .kötülük, sefihlik. 2.dinsizlik. 3.Tanrıya karşı isyan.
...
fıskiyye
fıskiye.
...
Fışkı
– Atgillerin taze dışkısı
– Karışık, düzensiz.
– ince dut sopası.
– Ağaç yongası.
– Ahlaksız, arsız, yapışkan
– Fr. Terreau
...
Fıtık olmak (birine)
Ona çok kızmak, sinir olmak
...
fıtır sadakası
– din bilgisi. Fitre.
...
fıtnat
– Zihin açıklığı, kolay kavrama ve anlama yeteneği, zeka
...
fıtra
1.fitre. 2.kuru üzüm.
...
fıtrat
– Yaradılış, hilkat
...
fıtraten
yaratılıştan.
...
fıtri
– sf. fel. esk. Doğuştan
– Yaratılıştan olan, doğuştan ve tabii olarak var olan, tabii, cibilli
– yaratılıştan gelen.
...