kütüphaneci.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
hafıza
bellek.
...
hafızıkütüp
– esk. Kitaplık görevlisi
– Kütüphane memuru
...
hakayık
gerçekler.
...
hakikat-ı hal
– Durumun gerçek yönü
– İşin aslı
– Hakikat-ı halde: aslında, gerçekte, işin aslında.
...
hakikat-ı halde
aslında, gerçekte, işin aslında.
...
hakim başat baskın
– dominant
...
hakkari ilinde türkiye ile iran arasındaki sınır kapısı
– Gürbulak, Kapıköy, Esendere
...
hakkedilmek kazılmak.
hakketmek kazımak.
Hakkı geçmek (birine, bir şeye)
1. Bir kimsede, şeyde emeği, hizmeti bulunmak. -2. Hakkından bir parçası başkasına verilmiş olmak.
...
Hakkı olmak
1. Bir şeyde alacağı bulunmak; ona emeği geçmiş olmak. -2. Sözünde, savında haklı olmak.
...
Hakkın rahmetine kavuşmak
ölmek.
...
Hakkından gelmek (bir şeyin, birinin)
1. Yapılması güç bir işi başarmak. -2. Bir kimseye hak ettiği cezayı vermek.
...
hakkından vazgeçme
– feragat
...
Hakkını vermek (birinin, bir şeyin)
1. çalışmasının karşılığını tam olarak ödemek. -2. Bir işe gerektiği ölçüde emek vermek.
...
Hakkını yemek
Bir kimseye hakkı olan şeyi vermemek, onun hakkını zorla olmak.
...
Haklı bulmak (birini)
Haklı olduğunu kabul etmek; onu uygun, yerin de görmek.
...
Haklı çıkmak
1. Haklı olduğu anlaçılmak. -2. Bir şey bir kimsenin ya-nılmadığını göstermek.
...
hakşinaslık
– Haktanırlık
...
haksız
– sf. Hak ve adalete uygun olmayan.
– Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse)
...
Haksız çıkmak
Haksız olduğu anlaçılmak.
...
Haksız yere
Haksız olarak, hak etmediği halde. .
...
haksız, gereksiz
– nahak
...
haksızlık
– Hak ve adalete aykırılık
...