– Ölçünlü, dar kapsamlı bir gözlem aracıyla geniş bir toplum kesitinden güncel ve bilinen konularda bilgi almayı amaçlayan soruşturu türü. bk. tarama araştırması, yığın görüşmesi
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
kamuya açık alan
– kamusal alan
...
Kan başına (beynine) sıçramak
çok öfkelenmek.
...
Kan basıncı
– tıp Kan hacmine ve yoğunluğuna bağlı olan atardamar içi gerilimi.
– bk. tansiyon
– Osm. tevettür
– Kanın içinde bulunduğu damar çeperlerine yapmış olduğu basınç, atardamar ka ...
Kan çıkmak
Kavga şıkıp kan dökülmek, cinayet işlenmek.
...
Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek
çok eziyet çekmesine rağmen durumu iyiymiş gibi gösteremeye çalışmak.
...
kan pıhtısı
– Polimerize olmuş ve çözünmeyen fibrin ağı ile bunlara yapışmış hücrelerden oluşan, katılaşmış ve çoğunlukla kanamanın olduğu bölgelerde görülen yapı.
– Yapısında kan hücreleri ve kan pul ...
kan taşı
– mineraloji. Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit.
...
kanaatkarlık
– Kanaatkâr olma durumu, kanaatlilik, kanıklık, yetingenlik
...
Kanadı altına almak (birini)
Onu korumak, himaye etmek
...
kanatlı eti
– Kanatlı hayvanların karkaslarından elde edilen insan tüketimi için uygun tüm parçaları
...
kanaviçe üzerine renkli iplikle yapılan işleme
– goblen
...
Kancayı takmak (atmak) (birine)
Ona musallat olmak, onun kötülüğüne çalışmak.
...
kancık
– sf. Hayvanlarda dişi
– mec. Dönek, güvenilmez.
– Kağıt oyunlarında 10 değer taşıyan ikili ya da onlu iskambil kağıdı.
– Dişi
– hlk. Dişi köpek.
– Arka dingili ön ...
kancıklık
– Kancık olma durumu.
– mecaz. Kancıkça davranış
...
kandırma
– Kandırmak işi
...
kandırmak
– (-i) Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
– Aldatmak
– İçme, yeme isteğini karşılamak.
...
Kanı
– inanç, düşünce, kanaat, görüş, tutum
– inanılan Düşünce
– Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varı ...
kanı boyundan aşağı iletir
– şah damarı
...
kanı boyundan başa iletir
– Şah damarı
...
Kanı bozuk
– Soysuz (kimse); sütü bozuk.
...
Kanı ısınmak (birine)
Ona yakınlık duymak.
...
Kanı kaynamak (birine)
– çabucak sevgi duymak
...
kanı kaynamak (birinin)
– coşkun ve kıpırdak olmak
...
Kanı kurumak
iyice usanmak, bıkmak.
...