– fizik
– kılık
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
Kisvesi altında
Herhangi bir nitelikte ya da biçimde.
...
Kitabına uydurmak (bir şeyi)
Yasal olmayan bir işi yasalmış gibi gösterecek yol bulmak.
...
kitapçık
– Küçük kitap
– Genellikle bir şeyi tanıtmayı amaçlayan, sayfa sayısı az,küçük kitap, risale, broşür
...
kıbab
kubbeler.
...
kıbel
taraf, yön.
...
kıble
– Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kabe’nin bulunduğu yön.
– Bulunulan yerden Kabe’nin bulunduğu yön
– Güneyden esen yel.
– mec. Sıkıntılı bir durumda yar ...
kıbti
çingene.
...
kıç
– teklifsiz konuşmada. Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat.
– teklifsiz konuşmada, denizcilik. Deniz teknelerinde art taraf
– sıfat, teklifsiz konuşmada. Arka bölüm ...
Kıçına tekme atmak (vurmak, yapıştırmak)
Kovmak; götüne tekme atmak.
...
kıda
– İpekten para kesesi ve bel kemeri dokumaya yarayan küçük el gergefi
– Kısa boylu, tıkız (kimse)
...
kıdem
eskilik.
...
kıdve
önder.
...
Kıl payı (fark)
– Hemen hemen, neredeyse
– Son anda
...
kıla
kaleler.
...
kılağı
– Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için, yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları, zağ.
...
kılağılama
– Kılağılamak işi, zağlama
...
kılap
– Eskiden kadınların feslerine sardıkları ince ipekli kumaş.
...
kılaptan
– Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik.
– Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik.
– sf. Bu tür iplikten yapılmış.
...
kılavuz
– Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
– Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb
– Evlenecek olan erkek veya ...
kılavuzluk
– Kılavuz olma durumu, rehberlik, delalet
– Kılavuzun işi, rehberlik, delalet
– denizcilik. Bir gemiyi limana sokma veya limandan çıkarma işi
...
kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz
– “kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz” anlamında kullanılan bir söz
...
kılbaz
– argo Dalkavuk
– Türkçe kıl + Farsça -b¥z
...
kılcallık
– Kılcal olma durumu.
– fiz. Bir kılcal boru veya tüpün durumu.
– fiz. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri.
– Toprağın derinliklerinde bulunan, suyun topr ...
kıldan büyük çuval
– harar
...