Bulunduğu yerden hızlıca kalkmak.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
Ayağa kaldırmak (birini, herkesi)
– Telaş ve heyecana düşürmek
...
Ayağı (ayaklan) suyu ermek (değmek)
Gerçekler umduğu gibi çıkmadığı için düş kırıklığına uğramak (Kars Aklı başına gelmek.)
...
Ayağı (ayakları) (birbirine) dolaşmak
Telaş, utanma, heyecan vb. etkisiyle düzgün yürüyememek; ne yapacağını şaşırmak; yanlış bir davranışta bulunmak.
...
Ayağı (ayakları) yere değmemek
– çok sevinmek
– Sevinçten yerinde duramamak.
...
Ayağı alışmak (bir yere)
Bir yere gidip gelmeyi, bir yerden alışveriş yapmayı alışkanlık haline getirmek.
...
Ayağı ile gelmek
Kendi isteğiyle şelmek.
...
Ayağı kaymak
Kötü yola düşmek.
...
Ayağı şarıklı
Kurnaz, akıllı (kimse).
...
Ayağı uğurlu
– sıfat, mecaz. Geldiği yere uğur getirdiğine inanılan (kimse).
– hoşkadem
...
Ayağı Yerden Kesilmek
– Ayağı yere değmez olmak
– bir taşıta binip yaya yürümekten kurtulmak
– mec. çok mutlu olmak
...
Ayağına (ayaklarına) kara su inmek
– çok yorulmak, güçsüz, dermansız kalmak
...
ayağına (ayaklarına) kara su inmek
– çok yorulmak, güçsüz, dermansız kalmak
...
Ayağına bağ olmak
işine engel olmak.
...
Ayağına çabuk
Hızlı yürüyen, çabuk gidip gelen.
...
Ayağına dolaşmak (dolanmak)
– başkasına yapmayı tasarladığı kötülük kendi başına gelmek
– iş yapmakta olan birine engel olmak
...
Ayağına geçirmek (bir şeyi)
Pantolon, pijama vb’yi giymek.
...
Ayağına gelmek
1. Yanına gelmek. -2. Emeksizce elde etmek.
...
Ayağına gitmek (birinin)
Saygı gösterip, alşak gönüllü davranıp yanı na gitmek.
...
Ayağına şağırmak
Yanına gelmesini söylemek.
...
Ayağına sıcak su mu (şerbet mi) dökelim?
‘Uzun süredir bize gelmiyordun; nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz.” anlamında sitem yollu söylenir.
...
Ayağını alamamak
1. Alıştığı yere gitmekten kendini men edeme mek. -2. Ayağını oynatamayacak duruma gelmek.
...
Ayağını çekmek (bir yerden)
Sık gittiği yere artık gitmez olmak.
...
Ayağını denk almak
– Birtakım tehditlere, tehlikeli durumlara karşı dikkatli, uyanık davranmak.
– başkalarının kendisine yapma ihtimali bulunan kötülüklere karşı uyanık davranmak
– dikkat etmek
...
Ayağını kaydırmak (ayağının altına karpuz kabuğu koymak)
Bir kimseyi birtakım bahanelerle, uydurma gerekçelerle işinden, görevinden uzaklaştırmak.
...