1. Devamlı gittiği yere artık gitmez olmak. -2. Bir kimsenin bir yere devamlı gidip gelmesinin önüne geçmek.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
Ayağını sürümek
– verilen bir işi ağırdan almak
– bir yerden uzaklaşmak üzere bulunmak
– halk inanışına göre bir kimse gelirken ardından başkalarının da gelmesine yol açmak
– ölmek üzere olmak ...
Ayağını vurmak
Ayakkabı ayağını sıkmak, yara etmek.
...
Ayağını yorganına göre uzatmak
– giderini mutlaka gelirine uydurmalısın
...
Ayağının (ayaklarının) altına almak (birini)
Onu feci şekilde dövmek, hırpalamak.
...
Ayağının altında olmak (bir yer birinin)
Bulunduğu yerden geniş bir alanı görür durumda olmak
...
Ayağının attına karpuz kabuğu koymak
bk. Ayağını kaydırmak.
...
Ayağının pabucu olamamak (biri başkasının)
Değerce ondan aşağı olmak.
...
Ayağının tozuyla
Yoldan gelir gelmez, henüz dinlenmeden.
...
Ayak altında dolaşmak
Bir işe yaramadığı halde herkesin işine engel olacak biçimde ortalıkta dolaşmak.
...
Ayak bağı
iş yapmaya engel olan şey.
...
Ayak tabanı
– Aya
...
Ayak takımı
Bilgisiz, görgüsüz kimseler işin kullanılan aşağılama sö zü.
...
ayakkabı boyama
– lostra
...
Ayakkabı çekeceği
YAMACI, KERATA, KERAT
...
ayakkabı kalıbının çapı
– lorta
...
Ayakkabı vurmak (sıkmak)
Ayakkabı ayağı rahatsız etmek.
...
Ayakkabıcı Eğesi
Limaki
...
Ayakkabının üst kısmı
– saya
...
Ayaklar attına almak (bir şeyi)
önemli, kutsal, değerli şeyleri şiğne mek, hişe saymak.
...
Ayakları çıplak
– yalın ayak
...
Ayakları dolaşmak
bk. Ayağı dolaşmak.
...
Ayakları geri geri gitmek
Bir yere isteksizce gitmek, oraya gitmek is tememek.
...
Ayakları yere basmak
Gerçekşi, sağduyulu olmak.
...
ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
– çok yavaş, sessiz, gürültü yapmamaya özen göstererek yürümek
...