1. Yanına gelmek. -2. Emeksizce elde etmek.
...
Arama Sonucu – "Geniş ağızlı balık ağı"
Ayağına gitmek (birinin)
Saygı gösterip, alşak gönüllü davranıp yanı na gitmek.
...
Ayağına şağırmak
Yanına gelmesini söylemek.
...
Ayağına sıcak su mu (şerbet mi) dökelim?
‘Uzun süredir bize gelmiyordun; nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz.” anlamında sitem yollu söylenir.
...
Ayağını alamamak
1. Alıştığı yere gitmekten kendini men edeme mek. -2. Ayağını oynatamayacak duruma gelmek.
...
Ayağını çekmek (bir yerden)
Sık gittiği yere artık gitmez olmak.
...
Ayağını denk almak
– Birtakım tehditlere, tehlikeli durumlara karşı dikkatli, uyanık davranmak.
– başkalarının kendisine yapma ihtimali bulunan kötülüklere karşı uyanık davranmak
– dikkat etmek
...
Ayağını kaydırmak (ayağının altına karpuz kabuğu koymak)
Bir kimseyi birtakım bahanelerle, uydurma gerekçelerle işinden, görevinden uzaklaştırmak.
...
Ayağını kesmek
1. Devamlı gittiği yere artık gitmez olmak. -2. Bir kimsenin bir yere devamlı gidip gelmesinin önüne geçmek.
...
Ayağını sürümek
– verilen bir işi ağırdan almak
– bir yerden uzaklaşmak üzere bulunmak
– halk inanışına göre bir kimse gelirken ardından başkalarının da gelmesine yol açmak
– ölmek üzere olmak ...
Ayağını vurmak
Ayakkabı ayağını sıkmak, yara etmek.
...
Ayağını yorganına göre uzatmak
– giderini mutlaka gelirine uydurmalısın
...
Ayağının (ayaklarının) altına almak (birini)
Onu feci şekilde dövmek, hırpalamak.
...
Ayağının altında olmak (bir yer birinin)
Bulunduğu yerden geniş bir alanı görür durumda olmak
...
Ayağının attına karpuz kabuğu koymak
bk. Ayağını kaydırmak.
...
Ayağının pabucu olamamak (biri başkasının)
Değerce ondan aşağı olmak.
...
Ayağının tozuyla
Yoldan gelir gelmez, henüz dinlenmeden.
...
Ayak bağı
iş yapmaya engel olan şey.
...
ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
– çok yavaş, sessiz, gürültü yapmamaya özen göstererek yürümek
...
ayran ağızlı
– sf. argo Ayran budalası.
– Boşboğaz, geveze.
...
bağıl
– sıfat. Görece, nispi
– fizik. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.
– relatif
– kimya. Varlı ...
bağıl değer
– matematik. Bir aritmetik sayısının, önüne + ve – işaretleri yazıldıktan sonraki değeri.
– Bir sayının rakamlarından her birinin bulunduğu basamağa göre aldığı değer, izafi değer.
& ...
bağıl nem
– meteoroloji. Bir metreküp hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı şartlardaki havanın doymuş su buharının ağırlığına oranı.
– Bir metre küp hava içindeki su buharı niceliğinin ( ...
bağıldak
– Bağırdak
...
bağıllık
– Görece olma durumu, izafiyet, rölativite.
– tabiyet, fonksiyon
– Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı.
R ...