Onu korkutmak (Kars. Gözdağı ver mek, kafa tutmak.)
...
Arama Sonucu – "Havada da bulunan bir gaz"
Postu sermek (bir yere)
Kısa bir süre işin gittiği yerde daha uzun süre oturup kalmak. (Kars. Abayı sermek.)
...
print date
yazdırılış tarihi
...
print merge update
birleşik yazdırma güncelleştir
...
program data
program verisi
...
program-described data
programda tanımlanan veri
...
propaganda
– Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca
...
providansiyalist
– sf. fel. Kayracı
– Fr. providentialiste
...
providansiyalizm
– fel. Kayracılık.
– Fr. providentialisme
...
rabıtadar
bağlantılı, ilintili.
...
radar
– Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genellikle uçak ve gemilerde kullanılan cihaz.
– Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını ...
radikal tedavi
– Hastalığın yalnızca belirtilerini değil, aynı zamanda nedenini de ortadan kaldırarak yapılan tedavi biçimi
– ing. radical therapy
...
radyo ve diskolarda müzik çalan kişi
– diskjokey
...
Rafa kaldırmak (koymak) (bir şayi)
Bir işle artık uğraşmaz olmak, bir kenara itmek
...
rafadan
– sıfat. Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta).
...
rafadan yumurta
– alakok
– ılıfıt
– ılıfıtı
...
Rahat yüzü göstermemek (birine)
Onu süreli olarak rahatsız etmek.
...
RAHDAN
(Fars.) Er. – Yol bilen.
...
Rahmet okutmak (biri ötekine)
Bu, öncekinden daha kötü şakmak, öncekini aratmak.
...
Rahnedar
Eksiği, bozuğu olan.
Zarara uğramış.
Yıkığı olan.
...
rahnedar etmek
1.gedik açmak. 2.zarar vermek.
...
rahnedar olmak
1.yarılmak, gedik açılmak. 2.bozulmak, zarar görmek.
...
raşedar – ra’şe-dar
titrek, titreyen, korkan. (ra’şe-dar)
...
Rast gelmek (birine) (bir şeye)
1. O kimseyle karşılaşmak. -2. O şey düşünülmediği halde kendisini bulmak. -3. Bir iş isteğine uygun olmak. -4. Atılan şey hedefini bulmak.
...
Rast getirmek (bir şeyi)
1. O şeyin rast gelmesini sağlamak. -2. O zamanı kollamak. -3. Aranmakta olan şeyi ya da kimseyi umulmadık bir yer ve zamanda bulmak -4. Uygun getirmek, başarılı kılmak.
...