seher vakti kalkan.
...
Arama Sonucu – "Her keseye uygun"
şevher
koca.
...
switcher
anahtarlayıcı
...
thermal
ısıl
...
together
birlikte
...
TUYGUN
(Tür.) Er. 1. Genç, güçlü. 2. çılgın, şımarık. 3. Duygulu, hassas.
...
UYGUN
– sıfat. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip
– sıfat. Elverişli, yarar, müsait, muvafık
– sıfat, mecaz. Orantılı, oranlı.
...
Uygun bulma, tasvip
– Onama, benimseme, tensib
– irtiza, istihbab,
...
Uygun bulmak (bir şeyi, birini başkasına)
Birinin başkasına ya da bir şeyin başka bir şeye uygun olduğu kanısında olmak.
...
Uygun gelmek (düşmek) (bir şey, birine)
1. Orta yakışmak, yaraç mak. -2. Ona uymak. -3. Elverişli olmak.
...
Uygun görmek
Yaraçır görmek, elverişli bulmak; onaylamak.
...
Uygun münasip
– yerinde, layık, reva, müstehak, yakışır, yaraşır
...
uygun teknoloji
– Ülkenin faktör donatımına veya ekonominin içinde bulunduğu çevrime bağlı olarak daha yüksek veya daha düşük oranda emek/sermaye kullanımına olanak veren teknoloji.
– İng. appropriate tec ...
UYGUNEL
(Tür.) Er. – Uygun el.
...
uyguner
– yakışır, yaraşır, yiğit, yararlı yiğit, işe yarar kimse
...
uygunluk
– Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet, muvafakat
– Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman.
– dil bilgisi. Özne ile yüklem ...
Uygunsuz kadın
Toplumun yasak saydığı yaşama biçimini tercih eden kadın; kötü yola düşmüş kadın.
...
view another
diğerini görüntüle
...
where:
konumu:
...
ya herro ya merro
– ya hürriyet ya ölüm
– Seçim yapılması gereken durumlarda söylenir.
– Ya gelir ya gider.
– Ya çok büyük bir varlık elde etmek ya da temelli batıp yok olmak
...
yürümeye uygun yer
– yol
...
zemheri
– Kara kış
...
zemheri zürefası
– Kışın ince giysi ile gezen kimse
...
zemherir
karakış.
...