– alelacayip
...
Arama Sonucu – "Irmak dere çay "
Değer derece
– Ayar
...
değer derecesi
– ayar
...
deniz taşıtının geri giderek dönüş yapması
– tornistan
...
Denizden geçip derede boğulmak
bk çaydan geçip derede bo ğulmak.
...
dere
– coğrafya. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu
– coğrafya. İki dağ arasındaki uzun çukur.
– Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol
– Boyu, be ...
dere tepe
– zarf. İnişli çıkışlı
...
derebeyi
– tarih. Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont.
– mecaz. Zorba
– Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse.
– Osmanlılarda önceleri devlet memuru ...
derebeylik
– Derebeyi olma durumu.
– tarih. Orta Çağda özellikle Batı Avrupa’da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan siyasal düzen, feodalite.
– Derebeyi yöne ...
derebeylik döneminde köle
– serf
...
derebeylik olarak bilinen yönetim şekli
– feodalite
...
derecat
– dereceler
...
derece
– Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe
– edat. Denli, kadar
– fizik. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri
...
derecelemek
-i Derecelere ayırmak
...
Dereden tepeden (konuşmak)
şundan bundan, bir konudan diğeri ne geçerek (konuşmak).
...
derekat
1.katlar. 2.basamaklar.
...
Dereke
– Aşağıya inen basamak. Aşağı mertebe
– Sıfırın altındaki derece. Düşüklük
– Aşağı derece
...
DEREKE-ZüL
Aşırı derece
...
DEREM
(Fars.). – Para, akçe. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
DEREN
(Tür.) Ka. – Derleyen, toplayan, ekini biçip toplayan.
...
derende
yırtıcı.
...
dereotu
– tere otu, durak otu, börek otu, tarhana otu
– bitki bilimi. Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum).
– Maydanozgiller (Umbellifera ...
Dereyi görmeden paçaları sıvamak
Ortada hiçbir neden yokken hazırlanmaya başlamak.
...
DiLDEREN
(Fars.) Ka. – Sevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.
...
DiNçAY
(Tür.) Er. – Kuvvetli ay.
...