oturumlar. ...
Arama Sonucu – "Kadın eş"
CELESTA
Eski bir müzik çalgısı ...
cemaatleşmek
– Cemaat durumuna gelmek ...
cemiyet-i beşeriye
– İnsan topluluğu, insan cemiyeti ...
çenesi açılmak
Durmaksızın konuşmak, gevezelik etmek. ...
çenesi düşmek (durmamak)
– yerli yersiz konuşup gevezelik etmek ...
çenesi düşük
– Çok gereksiz şeyler konuşan (kimse), boşboğaz, geveze ...
çenesi kuvvetli
– sf. çenebaz
– Kolay ve etkili konuşan kimse işin kullanılır. ...
çenesini (bıçak) açmamak
– sıkıntı ve üzüntüden konuşamamak ...
çenesini aştırmak
Konuşması için uygun ortam hazırlamak, fırsat vermek. ...
çenesini kapamak (kesmek)
1. Artık konuşturmamak. -2. Susmak. ...
çenesini tutmak
– Konuşmamak, sır saklamak, ağzını tutmak ...
central processing unit
merkezi işlem birimi, ana işlem birimi ...
cep faresi
– mecaz. Yankesici ...
çerakese
çerkesler. ...
çerçevesiz tek camlı gözlük
– MONOKL ...
CERES
– Hayvanların boynuna asılan küçük çan/çıngırak
– Toprak ve ürünler Tanrıçası Demeter’e verdikleri ad
– Kuru yemiş cinsinden şeyler. ...
CESAMET
irilik ...
CESAMET-iZZET
Büyüklük ...
cesaret
cesurluk. ...
Cesaret almak (bulmak)
Bir kimseye, şeye güvenerek gücü artmak. ...
Cesaret etmek (bir şeye)
Tehlikeli bir işe korkmadan girişmek, güçlüğü ya da tehlikeyi göze almak. ...
Cesaret gelmek
Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek. ...
Cesaret göstermek
Yürekli davranmak. ...
Cesaret vermek (birine)
Birinin yılgınlığını gidermek, birini yüreklen dirmek; ona moral vermek. ...