Yasadışı yollarla elde edilen kazanç.
...
Arama Sonucu – "Kar ayaklığı"
Kara şatı
Ara bozucu.
...
kara sevda
– Umutsuz ve güçlü aşk.
– ruh bilimi. Kişinin belirli bir neden olmadan çöküntü durumuna girip çevreden gelen uyaranlara kapanması, güçlü suç ve günah duyguları içine düşmesi durumu, malih ...
kara talih
– Kara yazı
...
kara turp
– bk. karatup
...
Kara yağız
– Koyu esmer renkte teni olan (delikanlı).
– Esmer erkek
...
Kara yer
– Mezar, sin, gömüt
...
KARAALP
(Tür.) Er. – Esmer, kara yağız yiğit.
...
karabaht
– bk. kara baht
...
karabasan
– Sıkıntılı ve korkulu düş, kabus
– Bir kimsenin içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı ruh durumu
...
Karabatak gibi bir batıp (dalıp) bir çıkmak
Bir görünüp bir ortadan kaybolmak.
...
karabet
yakınlık, akrabalık.
...
karabet
yakınlık, akrabalık.
...
KARABEY
(Tür.) Er. – (bkz. Karacabey).
...
karabinyer
– İtalyan jandarması
– Fransızca. carabinier
...
KARABUğRA
(Tür.) Er. – Esmer, erkek deve.
...
Karabulut
– Sıkıntı, felaket.
– Yeryüzüne en yakın, yağmur damlalarından oluşan alçak bulutlar ve bunların ara türlerine verilen ad. Bulut
– Koyu esmer renkte büyük yağmur bulutu.
– ing ...
KARACA
(Tür.) Er. 1. Rengi karaya çalan, esmer, yağız. 2. Geyikgillerden, küçük, boynuzlu, güzel görünüşlü av hayvanı. 3. üst kol.
...
KARACABEY
(Tür.) Er. – Esmer bey, rengi karaya çalan.
...
KARACAN
(Tür.) Er. – (bkz. Karaca).
...
karaçi
– Çingene
...
karaçıkın
– Ölüm, kötü haber.
– Koyunlarda görülen bağırsak hastalığı.
– Satlıcan hastalığı, zatülcenp.
– Bradzo hastalığı.
...
Karada ölüm yok
“Artık herhangi bir tehlike ile karşılaşma olasılığı yok.” anlamında.
...
Karadenizde gemilerin mi battı? (ne düşünüyorsun?)
“öyle derin derin düşünecek ne var?” anlamında.
...
karafa
– Uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı sürahisi
...