Onu yansıtmak, göstermek. ...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Az buz (bir şey) olmamak
Bir şey azı m sanacak kadar olmamak. ...
Bağlayan şey, bağ
– rabıta ...
Bahis açmak (bir şeyden, kimseden)
– belli bir konuda konuşmaya başlamak ...
baş almak (bir şeyden)
– fırsat bulmak ...
Baş edememek (bir şeyle, biriyle)
1. O işi basaramamak; o işin üstesinden gelememek. -2. O kimsenin sö* ve davranışlarını düzelte-memek. ...
Baş etmek (bir şeyle) (bir kimseyle)
Onu yenmeye gücü yetmek, o konuda başarı kazanmak. ...
Baş kaldırmak (bir şeye, birine)
– Belirgin durum göstermek
– Ayaklanmak, isyan etmek, karşı gelmek. ...
Baş koymak (bir şeye)
Bir ülkü, amaç uğruna ölümü bile göze alıp uğraşmak. ...
Başa (bir şey) gelmek
Kötü bir durumla karşılaşmak. ...
Basamak yapmak (bir şeyi, birini)
Bir kimseden ya da durumdan, daha yüksek bir yere gelebilmek için yararlanmak. ...
Başı hoş olmamak (bir şeyle), (biriyle)
1. Ondan hoşlanmamak. -2. O kimseyle arası bozuk olmak; kafası hoş olmamak. ...
Başına bela etmek (birini, bir şeyi)
Onu kendisine sıkıntı verecek bir durumu getirmek; o şeyin kendisini tedirgin edecek duruma gelmesine neden olmak. ...
Başına bir şey (bela, bokluk, hal, iş, kaza vb) gelmek
Kötü bir duruma düşmek, istenmeyen bir durumla karşılaşmak. ...
Başına çalmak (bir şeyi)
1. Bir şeyle vurmak. -2. Bir şeyi öfkeyle geri vermek ; kafasına çalmak. ...
Başından atmak (defetmek) (birini) (bir şeyi)
1. Rahatsızlık veren, artık sıkıcı olan bir kimseyle olan iliçkiye son vermek. -2. Yapılması güç olan ya da çok zaman alacak olan bir işi bırakmak. ...
Başından savmak (bir şeyi, bir kimseyi)
– bir istekte bulunanı sözde bir sebeple uzaklaştırmak
– Onu herhangi bir bahane ile uzaklaştırmak. ...
Başını (baş) alamamak (bir şeyden)
O şeyden kendisini bir türlü kurtaramam ak. ...
Başını (bir şeyden) kaldırmamak (kaldıramamak)
1. Bir işi yaparken hiç ara vermemek, o işin gidişini bozacak başka bir iş yapmamak; kafasını kaldırmamak. -2. Hasta bir türlü iyileşip ayağa kalkamamak; kafasını kaldırmamak. ...
Başının artından çıkmak (bir şey, birinin)
Kötü bir şey birinin, kurnazca hazırladığı bir plana göre yapılmak; kafasının altından çıkmak. ...
Baskın çıkmak (birinden, bir şeyden)
Ondan üstün olmak, onu geride bırakmak. ...
Bel bağlamak (birine, bir şeye)
– birisinin kendisine yardımcı olacağına inanmak, güvenmek
– ona güvenmek, inanmak. ...
Bezginlik gelmek (birine bir şeyden)
0 şeyden yorulmak, bıkmak, usanmak. ...
Bilincine varmak (bir şeyin)
O şeyi iyice anlamak, kavramak; ger şekliğini görmek. ...
bini aşmak (bir şey)
– çok fazla olmak, sınırı aşmak ...